hep bir ağızdan söylerdik
yiğidim aslanımı
karlı kayın ormanını
leylim leyi
güç verir,haz verir türkülerimiz
yüreğimizi dağlardı
bakma gülümsediğime
konuştuğuma bakma
aralıksız çalıştığıma
içim kan ağlar yalnızlığımda
havanın güneşli olduğuna aldanma
hava sıcak
gönlüm çıplak
donakaldım
sevgiliyi görünce
bir yanım buz keser
bereket ve refah getireceğin
ülkeye götür
turnam beni dosta götür
temizliğin ve dürüstlüğünle
uzaklara götür
semalarında eksik olmayan
gaz bulutlarının
şehri İstanbul’un ciğeridir, nefesi
Emirgan,Gülhane,Yıldız,
Göztepe,Ulus,Taksim
göz bebeğidir, bedeni, ruhu
kalmadı halim
tutuldu dilim
kuş hafifliğindeyim
şaşakaldı çaresizlik içinde bilim
elimde sıcacık ekmeğim
ısındı, yandı yüreğim
Saraçhane
Laleli’ de baklavayı Seyidoğlu’nda yerdik
o zamanki Kimya Fakültesi’ne karşı
diğer tarafta meşhur Site yurdu
bir tarafta da öğrenci uğrakları kahveler
bu gece rüyamda gördüm seni
uzun yıllardan sonra
günah çıkarıyorduk karşılıklı
anlamsızlık günleri için
bir daha bir arada
yüreğimin olduğu
yanımın solu
acı ve hüzün dolu
sevdanın bolu
aşkın ve direnişin
yürüyüş kolu
aykırı yaşamların
sabah olmak bilmeyen
züppemsi gecelerinde
amansız aldatışların
yok edici çılgınlıkların
ve riyakarlıkların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!