kah dumanlı
kah eksik olmayan karı
fırtınası,boranı
her tonu
binbir çeşit çiçeğiyle bezenmiş
mis kokulu
oturduk
dün akşam
dost meclisinde
maziyi andık
yaşayacaklarımız
dostça olacak sandık
yaptıklarımızdan
süklüm püklüm olmadık
yere bakmadık
ve baktırmadık kimseyi
çok şükür
kafamızı eğmedik
rötuşlamadan
silmeden
düzenlemeden
karalamadan
mekan belirlemeden
poz vermeden
ne kas- iskelet sistemi
ne tendon ve sinirler
ne de ayaklar
ve bacaklardır
insanı ayakta tutan
bir hayalleri
yaşam alanlarımızı
ördüğümüz
o lanet olası
anlamsız duvarlar daraltır
çepeçevre kuşatır
incelikleri
hırslarımızdır
doğru düşünmemize engel
kural tanımaz kariyerizmdir
gözün yükseklerde olması
tatminsizliktir
ilkesiz birliktir
hayatın ağır yükü
daha çocuk yaşta omza biner
üretiminin ağırlığı bedene siner
yerin yedi kat dibine iner
yürek ister, özveri ister
otoritenin vahşeti
maskesinin düşmesi
bir dünya yalanın ifşası
canlara kıyan acımasızlığı
aymazlığın ihtirasıdır Gezi
yeşile, doğaya, hayvana
zırnık koklatmazdı
eli sıkıydı
gönlü de dar kesimdi
sığmazdı yüreği içine
Haziran 2014




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!