neme lazım
bana ne diyememekti
meselenin özü
orada başlayıp
bitmeyen sorumluluklarda
duyarlılıkları
dönüşümsüz yoksunluk
nasırlaşmış acılarıyla
yıllardır umutlarını ve inançlarını taze tutan
soğuk, kar-kış demeden
İstanbul’un göbeğinde
yolda bulmadım ki
sarıp sarmalayıp
kendimle büyüttüğüm
ardı sıra
filizlenip
sevgiye ve saygıya belenen
bugün bir haber okudum gazetede
Diyarbakır Cezaevi müzeye dönüşecekmiş
yüz bin imza toplanmış
ne sergilenecek diye merak ettim
mesela falaka
dayak
çiçeği yok içinde
toprağı yok
eşiyle ayrılmış gibi
öyle duruyor saksılar
evlerin balkonunda
güneş de kar etmez
uyduruk
uçuk
kaçık
neyin nasıl olması istenildiği
ya da istenmediği
yönlendirildiği
tansiyonum düştü
başım döndü.
terledim soğuk soğuk.
bilincim kayboldu.
tuzum,
şekerim,
yani demem o ki
etliye sütlüye karışarak
çok ızdırap çektik
suçumuz çok
cezamız ağırdı
ülkenin
yaralı yüreğin
küllerinden doğup
susuz kalmış Konya ovası kuraklığında
ateşi tavana vuran
cehennem sıcaklığında
yakıp geçerken can havliyle
benim derdim
kaygılanışım
gereksizliklere
anlamsızlıklara
yapay ayrıklıklara
boşa harcanan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!