yetmedi mi aldıkların
yaşattıkların
içine tükürülesi
lanet hayat
bana
ders vermeye mi
sevdanın kaygısı
ölümle yaşamın
o ince çizgisi
dehşetin gölgesinde
bahar geldi
tomurcukta yürekler
Nilüfer kokulu terin
Kalmasın üstümde
Sarılıp, vedalaşmadan
Radyoyu kapamadan
Ardıma bakmadan
İç çekmeden
gel artık
gel üzme beni
yönümün
sevdanın
yaşamın arafındayım
gel ki bileyim
canım insanlık;
haşmetli bakışların
iki dudak arasından fırlayan
dokuz milimetre çapta kurşunun
“kıpırdama yakarım” edası
ağır abi modunda
eksikliğin tamamlanmıyor
yüreğim almıyor
ve boşluğun dolmuyor
yokluğun
koymaya başladı
nerede kaldın
senin suçun değil
belki eksikliğin
zorluklardaki direncimi
sevme yetimi
yaşama dair umudumu
inadına
gönlüme kuş girmiş de
çırpınır durur yüreğim
sis çökmüş adeta
göğüs boşluğuma
göz gözü görmez
kanım donar
hüznü, mutlulukla
acıyı, sevinçle harmanlayan
içselleştirdiklerini
hamuruyla yoğuran
anlamsız geleni kavramlaştıran
sevgiyi çoğaltan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!