Hüccac ile, vakfeye gel,
Cemeratta ol coşkun sel,
Mazlumine sen cömert el,
Varsın körşeytan çatlasın.
Safa durun, dizi, dizi,
Sütten çıkmış ak kaşık yok,
Günahların gör ki ne çok.
Bizler gafil insanlarız
Maalesef ki Hak sözlere,
Çoğu zaman karnımız tok.
Mekke nazarı huda, Mekke kabeye mekan.
Mekke Resul-i zişana vatan, lutfuhudadan.
Mekke çile dolu, sabır yurdu,
Ali fetihle putları yıkıp şirki kalbinden vurdu.
Kalp kırma ne olursun, kırılmış olsanda sen,
Düşmanlık gördüğünü, af edip nefsini yen.
Düşmanlığa düşmanlık, nefsi tatmin etmektir.
Af yolunu seçenler, sanki birer melektir.
İnsanlar, öldükten sonra cenazelerine katılan insan sayısının çokluğu,
arkandan çalınan alkışları duymak isteyecek kadar bile olsa beklenti içinde iseler! ..
Neden ruhlarındaki gerçek ebedi hayatı kazanma adına bir gayret göstermezler?
Nev-in sürekliliği ferde süreklilik kazandırmayacağı gibi,
nev-in de sonun geleceğini düşünce yeteneğini kaybetmeyenlere bir ihtardır.
Hepimizin bir birimizden öğreneceği,
istifade edeceği ve bildiğini paylaşacağı o kadar çok şey var ki.
Hiç birimiz tek başımıza bir şey değiliz.
Birbirimizle değer kazanır, birbirimizle değerli bildiğimiz şeyleri paylaşırız.
Hayatı şekillendirip anlam kazandıran,
kişiyi toplum hayatında zararsız ve problemsiz hale getiren,
üç temel unsur, aş, iş, eş.
Aşta hayatiyet, İşte maişet ve meşguliyet.
Eşte huzur, saadet, sorumluluk ve mesuliyet vardır.
Geçmiş asırlarda (Orta çağ.) ulaşım ve iletişim araçlarının günümüz hız ve imkânlarına sahip olunmadığı;
Hayat standartlarının ve gelir düzeyinin çok aşağılarda olmasına rağmen insanların mutlu, kanaatkâr ve itaatkâr olmasını, o günün sivil toplum örgütü olan tarikatların, fertleri dört alanda iyi motive ettiğine dayandığını düşünüyorum.
1- Allah (C.C) ile kul ilişkisinin,
İman ve ibadetle (takva çizgisinde) düzenlenmesi.
İnanan insanların, kendilerinin inançsız olduklarını zan eden zavallılar tarafından haksızca eleştirilip, seviyesizce saldırılara maruz kalmasının sebebi!
İnananların, inanmayanlara herhangi bir müdahale veya baskısından kaynaklanmıyor.
Tembelliğin vermiş olduğu rahat düşkünlüğü ve lezzet tiryakiliğinden kaynaklanan helal ve haram duyarsızlığı, ibadet vazifesini terk etmiş olmanın nefislerinde uyandırmış olduğu,
isyan ve inattan kaynaklanan, inkâr ve adavetlerinin muhatabı, inanan ve inandığını yaşayan insanları düşman görmekten başka ne olabilir ki? .
Hayvanlarda içgüdü,
İnsanlarda irade vardır.
Amma, cüz-i olduğundandır ki
olaylara karşı tüm tedbirleri almalarına rağmen,
istemedikleri sonuçlara katlanmak zorunda kalıyorlar.




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler