Ruhum
gözlerini yumuşacık yum
kucağımdaymışsın gibi bırak kendini
ninni,
uykunda unutma beni
ninni...
Bazan ben de gönül ahlarımı
çekerim birer birer
kan kırmızı yakut bir tesbih gibi,
ve bu kızıl pırıltılı tesbihin ipi
sırma saç tellerindendir...
1
Kara Yara
Birinci sayfada yatıyor iki sütun üstüne
iki çıplak yavrucuk,
Hepimiz kırk yıl önce doğduk,
kırk yıl önce sabahleyin
kırk yıl önce gün ışırken Bedreddin'in İznik Gölü'nde
çamlı bellerinden birinde Köroğlu'nun
ve Sibirya'dan, esirlikten dönen Bolşevik Osman
pusuya düşürürken Urfa yolunda seher vakti Fıransızı.
Kapayın pencereleri sımsıkı,
çocukları sokaklara bırakmayın,
yağmurlar ölüm taşıyor tohumlara,
paslı yağmurlar yağıyor.
Yağmurları temizlenmeli,
Dar-es Selam'a belki kuşlar gelir İstanbul'dan, Moskova'dan
kuşlar nerelerden nerelere gitmez ki!
Ama bu toprağın dalına konan Moskovalı ilk uçak bizimkisi,
İlk İstanbullu ben.
Duydum afrika'nın kokusunu,
Çarşı pazar dolaştım karıcığım,
not ettim fiyatları.
Tanganika dehşetli ucuzluk.
Mesela, güneş,
hem de en olgunu, en kırmızısı,
yağmur mesela,
Hapishanelerde ışıydı hürriyetim o
Ekmeğimin katığıydı sürgünde o
Başlayan gündeydi, biten akşamda o
Kurtluşu düşüydü memleketimin o
İstanbul'a gitmişiniz.
Mektubunda:'Unuttum herşeyi,'diyor.
Konserinizdeymiş.
Kahırlarından başka unutacak şeyi yok.
Çok bahtsız bir kadını bahtiyar etmişiniz.
'Ağladım,'diyor,'ferahladım.'
Sevebilirim,
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi
Kızabilirim,




-
Haydar Güner
-
Enes Kayhan
-
Bekir Sami Oğuztürk
Tüm YorumlarNazım Hikmet’in sarsılmaz hatırasına,
Nazım Usta,
Senin şiirin sadece kelimelerden değil; alın terinden, kurşun sesinden, aç çocukların gözlerinden,
ve ekmeğini ikiye bölerken bile özgürlüğü unutmayan yüreklerden örülmüştü.
Sen bir şiiri “yazılacak” değil, “yaşanacak” hale geti ...
serbest nazımın türkiyedeki ilk uygulayan şairi şiirlerinde hem kafiye kullanıp hemde bu kadar güzel hisler yansıtabilen en sevdiğim şair Nazım Hikmet Ran
İkimizde 15 ocakta doğmuşuz ama o şair olmak için doğmuş