Nasırlı Eller.
Tarlanın başında, nasırlı eller,
Sükutu zikreder, susar şu diller.
Boynunu bükünce, bahçede güller,
Gara torpak bize, ana kucağı,
Tütüp durur orda, umut ocağı.
Kuyudan çekilir, buz gibi sular,
Gönülden sökülür, paslı arzular.
Mera yollarında, akça kuzular,
Çobanın kavalı, sızlatır özü,
Toprağa sürmüşüz, bizler bu yüzü.
Sacın üzerinde, bazlama pişer,
Kokusun duyanın, aklına düşer.
Sabreden dervişler, engeli aşar,
Bir tas ayran ile, sızı unutulur,
Toprakla yoğrulan, Hakk'a tutulur.
Sabanın ucunda, koca bir dünya,
Emeksiz olanın, sonu bir rüya.
Aldanma sakın ha, şu yalan suya,
Harman yeri dolsun, bayram o zaman,
Eksik olmasın hiç, dildeki aman.
Ezani seslerle, fer çöker göze,
Bir acı çay gelir, tad verir söze.
Leke sürdürmedik, bizler bu yüze,
Gaz lambası yanar, gönül aydınlanır,
Yorgun bedenimiz, şükre yaslanır.
Kul Hasan’ın sözü, Hakk’ın yolunda,
Bülbül olup şakır, sevda dalında.
Şu fani dünyanın, zehri balında,
Toprağı sev dostum, o sadık yaren,
Sırra vakıf olur, menzile eren...
Hasan Belek
Akçay
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 15:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!