ölümüm ansız
gömleğim kansız
olsun
alsın,
ak güvercinin beyaz kanatları
özlediğim öte hayatları
hatırlıyor musun
bir ömür vermiştim sana
ve sen,
bir ömürden
bin ölüm vermiştin.
hergün bir ölüm düşerken saçlarımın aklarına
henüz onbeşinde,
açmamış bir tomurcuktun
boynuma asıp gezdirmek istediğim,
mavi bir bocuktun.
gözlerin gözlerime değdi
gönlüm başını eğdi
hazır mısın son güne,
sızmasın dünyalıklar kabrine.
cesedin yarın musalla taşında
ister üç yaşında ol,
ister üçyüz yaşında
ben seni sensiz de severim,
çeker giderim yalnızlığıma.
seni sensizlikte büyütür,
çoğaltırım...
platonik aşkım benim..
seni ben;
uykumu bölen ses
sıcak bir nefes
gibi tenime değer
sevdiğimmiş meğer...
uyanırım,
olsun önemi yok.
sen Macahelsin!
bin yıllardan bu yana
nice devletler gördün.
krallar,kraliçeler...
atlarıyla dört nala gelip geçenler,
zaman yaşlanırken üzerinde,
ay alacası geceler
mavi dağlara inerler
köyüm alacakaranlığa teslim
hülyalar uçuşur,kesilir nefesim
kendimi ıslaklığına bıraktığım yollarda
kabarır yüreğim çoşar da
tüm çaba,
bir dünya kurmak içindi,
kendimi içine koyacak kadar.
çok şey değildi istediğim
bir ben bir de sevdiğim
çıkar nasılsa ekmeğim
damı döver yağmur
sesi bir kıyamet uğultusu,
çöker akşamlarıma.
geceler,günler boyu
durmaz,durmaz bir an bile
gökyüzü boşanırcasına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!