Mutlulukla Yüzlesmeye Şiiri - Seyfi Karaca

Seyfi Karaca
5434

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Mutlulukla Yüzlesmeye

Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.

Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.

Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.

İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .

Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.

Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,

Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.

Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında.
İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…

Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir.
Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı.
Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.

Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor.
Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset.
Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.

Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,

Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.

Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.

Mayis /26

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 14:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!