Yaşına girmeden çite kan verdim,
Acaba adam olurmu derdim,
Allaha şükür bu günü gördüm,
İkinci palazım askere gitti.
İlkokul bitip işine ğitti,
Ağır çalışıyor kaşık
Dertler ile barışık
Kaza belâ ona âşık
Memleketimin garibi.
Gelen giden aldatır
Hey yıldız ne parlarsın?
Parlaman saniyelik,
Hey şimşek ne çakarsın*
Gürlemen saniyelik.
Güzel ne salınırsın*
Güneş haremi sandı ağaçları,
Biliyor kendine muhtaçları,
Rürgârdan ay'a doğru eğildi ağaç başları
Kıskandı güneş önüne yığdı bulutları,
Salıverdi yıldırımları,
Yakın yakın şu ağaçları.
Kıskanmayın bir başkasını,
Senin ondan fazla bilişin vardır.
Her insan gülsede,yansada canı,
Sevdiğini sevmez görüşü vardır.
Çizemezsin başkasının bahtını,
Sor kitaba gelmişini geçmişini,
Sor ona alimlerin her işini,
Sor ona uzayın gidişini,
Sorki söylesin sana.
Sor ona hayvan çeşitlerini,
Yarım asır ı on dört yıl geçtim
Bal ın üstüne sirkeyi içtim
Yolu kısaltmaya dikenden geçtim
Kınamayın dostlar kocamışım ben
Kulak ayarı yarıya düşmüş
Küçük büyük dinlemiyor
Zayıf olanı eziyor
Temiz olanı seziyor
Dikkatsizi seçiyor
Korona kor buna kor sana
Sakın yanlış anlama
Nazarım resmini çizmiş kalbimin sergisine
Salmışsın aşkın büyüsünü paranın kertiğine
Pişman oldum artık dünyaya geldiğime
Oynanır gülünür yenir içilir tabii düğüne
Evliliğin iç yüzünü bir bir gördüğünde
İlim ilerler,nüfus ilerler,
Kimi ay'a yıldıza gider,
Kimi yoktur hurdalık deşer,
Yokkeşmi oldun candaşım.
İnsanlar kardeşliğe inanmıştı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!