Oparktaki çamın altını,
Kalplerimizin ahdını,
Gönlümüzün şartını,
Hatırlamazsın işine gelmez.
Ayrılığın kahrını,
Sabahın ilk saatında,
Yılın ilk baharında,
Haydarpaşa garında,
ilk gördüm istanbulu.
Fatihin toplarında,
Gül dikeni uzadıysa
Gül e bakmak istemem
Arı iğne çıkardıysa
Bal a bakmak istemem
Dost kaşların çattıysa
Artık bu toplumun tam kafası karışmış
Bir birine trol put cu koyun sığır lâkabı takmış
Bunca yıldır kuzu postuna sarılmış
Adalet kalkınmayla gerçek yüzü tanınmış.
Bayrağını nice renge boyamış
Sırtını başkalarına dayamış
Büyün dünya gözlerini kapamış
Çoğununda içi başka dışı başka.
Bakma karpuzun dış rengine içerisi bambaşka
Ne günler gördü bu varlık
Bulluğu gördü hem darlık
Terk ediyor onu sağlık
Er geç bulur ihtiyarlık.
Söz anlamaz yakıştırır
Beşikte tehlikeyi sezdim ama,
Etrafıma anlatamadım,
Konuşma işaret bilmiyorum ya,
Ne yazık o an olanlar oldu.
Afet var diye feryadı bastım,
Gün battığında kalbim ezilir,
Hatıralar göz önüne dizilir,
Aşık hali durumundan sezilir,
Bizde kavuşsaydık günahmı olur?
Çayırda kırda gezilir,
Elimede el değmemişti,
O güzelin eli değdiğinde her yerim ürpermişti,
Rüzgârda savrulan saçlar,
Ay'ın ilki gibi kaşlar,
Kalp hızlandıran bakışlar,
Rüyamı,hayâlmi,
Davul zurna çalsada,
Orkestralar çalsada,
Tüm sesler haykırsada,
Kalbim kırık neye yarar.
Hep güzeller dolsada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!