NELER UNUTTUK?
Çekilip gitmişler hafızamızdan,
İncelik nezaket neydi? Unuttuk.
İzleri kaybolmuş rabıtamızdan,
Güzellik, zarafet neydi? Unuttuk.
Zebur, Tevrat, İncil ve de Kur-an da,
İnsan; hitapların, neresindedir?
Sorunun kendisi, derttir her an’da,
Nokta; kitapların neresindedir?
Âli kapısından girilmek için,
Esmasıyla kaplamış, sıfatıyla süslemiş,
Zatı hak her fiili, icat emiş işlemiş.
Âlemi lâhut iken, eşyalara bürünmüş,
Batınken zahir olup, asarından görünmüş.
Gece yolcusuna, ulu davette,
Zamanın, mekânın dürülüşü bu.
Vahdet illerinde, canlı ayette,
Muhabbet bağının, örülüşü bu.
Aklın Cebrail’le, aşkın Burak’la,
Hâr’ına düştüm,
Nârı’nda piştim,
Ben O’nu bildim,
Kendimden geçtim.
Yurdum yuvam yok,
Kaderleri yazan, kudret sultanı,
İzzet ikram dolu, yazar lütfeyle.
Ey mülkün sahibi, canlar cananı,
Kereminle, kutlu nazar lütfeyle.
Celalinden, sığınırız Cemale,
Andıkça içime hasreti dolan,
Hey gidi çocukluk yıllarım hey hey!
Derin bir mâzinin ufkunda kalan,
Hey gidi çocukluk yıllarım hey hey!
Belleğimde ilk manzara köyümüz.
Müspet saydık menfiyi, Ulvi nizamdan yana,
Eksiler çoğaldıkça, artı bundan azaldı.
Adaleti çiğnedik, milli nizamdan yana,
Teraziler bozuldu, tartı bundan azaldı.
Gelir gider dengesiz, arasında uçurum,
Gönlümü ferhat ettin, Şirin deyip durmuştum,
Sevdadan külünk yapıp, aşk dağına vurmuştum,
Her saniye vuslata saatimi kurmuştum,
Zembereği tutulmuş, ne kadarda geç çaldı,
On üç yıl bitmesine üç aylık zaman kaldı.
/Erciyes’e/
Erciyes heybetli, Erciyes soğuk,
Başı duman duman yasta mı nedir.
Şu kış kıyamette ses boğuk boğuk,
Sevgili gelinim hasta mı nedir?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!