Yağım bitti, kandil söndü,
Kimselere yak diyemem.
Fitili de küle döndü,
Muhannete tak diyemem.
Başı, baştan taşa vurdum,
Ben uyurken seherde,
Eller çoktan uyanmış.
Bağlarda,bahçelerde,
Güller çoktan uyanmış.
Diyar diyar dolaşan,
Konuşulan tek bir dil, anlayışlar farklıdır,
Hiç kimsenin suçu yok, tüm bireyler haklıdır!
Ya kavrayış özrüm var, ya da bir sır saklıdır,
Ben kendime yabancı, öz yurdumda garibim,
Bilinmeyi istemem, öğrenmeye talibim.
DİNDEN ZİYADE
Bir umre “vasfını” O Zat’a arzdır,
Ne demek oluyor? Ondan ziyade.
Bir kere hac ise, zengine farzdır,
Peygamber yapmamış, bundan ziyade.
Yüreğimi deler burgu,
Şiir olur dile gelir.
Ne hayaldir, nede kurgu,
Sözüm özle bile gelir.
İlik, kemik, kan ve deri,
Gönlümüz bir dipsiz kuyu,
Aşağıya sark olunca
Derinlerden çeker suyu,
Aşk düzeni çark olunca
Topraklara yüzün serdi,
Yeryüzünde mekânımız,
Nazar kıldı sema bize.
Bir gariptir dükkânımız,
Kurbiyetlik nema bize.
Hakkın Hakka adresinde,
Benler nasır tuttu, ben diye diye,
Aklım kabuğundan çıkmadı daha.
Ezilesi başım, taş yiye yiye,
Benlik kavgasından bıkmadı daha.
İnat süvarisi atından inmez,
Hak gelince size, batıl,
Zeval olur demedi mi?
Hiçbir ismim kalmaz atıl,
Efal olur demedi mi?
İcadımdır, icatlanan,
Dilsizler yurdunu seyrâna daldım,
Hiç biri ölümden kaçamamışlar.
İbretler içinde hayrette kaldım,
Hiç biri ölümden kaçamamışlar.
Bir zaman yaşamış,sevmiş, sevilmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!