Mülke köle olup, dünyaya tapmak,
Özgürlük sanılan, asıl esaret.
El âleme değil, nefsine çatmak,
Onu alt etmektir, asıl cesaret.
Tahkiki olmayan, taklitte nedir?
Tevhitle yâr olununca,
Benliğine cevret başlar.
Mülk sahibi bulununca,
Her varını devret başlar,
Hayallerden kurtulmaya,
Alevi olmaya, âli gerekli,
Bil ki senden olmaz, Ali’m alevi.
Hani nerelerde, haydar yürekli?
Meğer mert bildiğim, korkak bedevi.
Bizden yıllar önce, geçti siyaset,
Allah; Zat’ı, sıfatı, fiilleri kaplayan,
Yarattığı her şeyi, kendisinde toplayan.
Bu ismin özelliği, pek büyük ve yücedir,
Anlayış ve akılla, müşahede nicedir?
Umur görmemişin, anlayışından,
Empati denilen, irfan beklenmez.
Aklının yaşamı kavrayışından,
Fikir üretecek, izan beklenmez.
Gördüğü kadardır onun dünyası,
Oku canlı Kur-anı,
Ezberleme, öz belle.
Duymak gönül nişanı,
Kulağını göz belle.
Karıncayken devlenme,
Aşk ile muhabbetle, kendi gönül bahçeme,
Elimle dikmediğim, hiçbir şey benim değil.
Biri çıkar dava eder, açılırsa mahkeme,
Emekle ekmediğim, hiçbir şey benim değil.
Cefasına katlanmayıp, sefalarla dürülen,
Şeytanla kolkola aklım karşımda,
Kendini zemmedip yerişten geçti.
Kıyamet koparttı beden çarşımda,
Ruhumla, alıştan verişten geçti.
Dillerim lal oldu sözler yutuldu,
Yazılan, çizilen sesimi kesti,
Bize sözden yana nükte mi kaldı?
Sevdanın muhalif rüzgârı esti,
Nağmeler dağıldı, güfte mi kaldı?
Kürdîlihicazkâr, Acem-a Şiran,
Kim yönetir diye, soran olmazda,
Aşk mektubu gibi, allanır beyin.
Aklını sırrına, yoran olmazda,
Hayal zarfı gibi pullanır beyin.
Kendiyle kendini kendi aramaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!