Galiba muhannet denilen sensin,
Elinden bir tas su içilmez oldu.
Söyle bir dost dosta nasıl güvensin?
Ahde vefa bize, hiç ilmez oldu.
Havalara girdin kendi kendine,
Ervahı ezele aşina olan,
Nefsini zemmedip yermeyi bilir.
Dilara’yı kendi içinde bulan,
Gönül kapısından girmeyi bilir.
Kendi can özünde asıl özlenen,
Hangi gülü öpsem yanar dudağım,
Nice sevgililer geldi de gitti.
Duyulmadık söze hasret kulağım,
Umutla ararken bir ömür bitti.
Soru yağmuruyla ıslandığım gün,
Her mecliste can eğlenmez,
Edep, erkân, pir olmadan.
Muhabbetle söz söylenmez,
Hâl ve mahal bir olmadan.
Cemiyetin sağı solu,
İki güzün iki görmez,
Biri anla, çoğa bir bak.
Ekilmeden ürün vermez,
Varı anla, yoğa bir bak.
Çürüyenler dirilirken,
Kimi güneş, kimi çiçek,
Biri solar, biri solmaz.
Âlemleri yiyip içsek,
Biri kanar, biri kanmaz.
Akil, cahil insan vardır,
Şu dünyada ilk kavgayı başlatan,
Biri Habil biri Kabil ben neyim?
Yeryüzünü ilk kan ile ıslatan,
Biri maktul biri katil ben neyim?
İnsanoğlu Âdem Havva soyundan,
Vahdeti kim anlar? Kesret olmasa,
İkiliksiz, kati birlik bilinmez.
Gerçek yiğitlikte, değişmez yasa,
Meydana gelmeden, erlik bilinmez.
Gardiyanlık varken, nefis kurdunda,
Gittiğimiz ne taraf, yolumuz hangi yoldu?
Neyi ne kadar bildik, bildik ise ne oldu?
Hangi huyu terk ettik, yerine neler doldu?
--Çok az bilgisi olan, çok şey bilirim sanır,
--Bilgiçlik taslayanlar, kendini de zor tanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!