Kim olduğu belirsiz mısralar düşmüş peşime,
sanki takip ediyorlar beni
Kaçıp saklandığım hatıralarda hiçbir ben yok
belki de biraz hüznü tetiklemeli
Mısralara gömülüyorum,
Kurtarılmış bir kara parçasıyım,
gölgemden sarkan akasya ağaçları
Bedenimde sonsuz arsızlığın parmak izleri var
Kuşatılmış bir de yüreğim var yekpare taştan
Baş ucumda asılı bir hayat sloganı:
‘’Hoyratlığın emrine girdim,
Elimdeki tek delil bu sahipsiz çöl
Sınırlarını çevreleyen kaktüs ağaçları ve kin
Seni her düşündüğümde, yolda karşıdan karşıya
süratle geçen arabalar var
hepsi de çarpıp fırlatıyor beni, işte öyle bir his
Nevrotik çürüme seansları
Yardım çığlıklarında bir kan dolaşımı
Aşk tıbbı sevmez,
Sevemez alınırken dikişleri ayrılıkların
Bir kış gecesi karşılarken kızıl semayı
İsterim ki bilinsin asırlardır yerçekimsiz
bir annenin rahminde sakladığım o sırrı
Akrep ile yelkovan arasında sıkışmış
kırık çocuk yüzleriyle doluydu
I.
Denizlere dökülen kimyasallar gibi
kanıma karışmakta sensizliğin
Ölen arkadaşımın cenaze töreninde,
ceketime iliklediğim resmini
taşıyormuşçasına taşıyorum resmini
Ben, senin fosilinim
kurumuş dudaklarındaki çatlaklarda bulunan
Yüreğimi ağzında taşı
bir köpek yavrusunu nasıl taşıyorsa
Bir hüznün tasviri arandı evrende
Yitik cesetler gibi kıyaya dağılmış denizanaları
Ara sıra anımsadığım tuhaf bir hatıraydı yaz
Bir parça umut bulmak için göğe eğilmiştim
Kendi yansımamda dövüşen timsahlar gördüm
Genlerime işlemiş yolculuğumun son rıhtımı
Tahta bavullarda bedbaht hayatımın bütün tahlilleri
ve demirden tenimin üzerine bırakılan mıknatıs temaslar
Filikamın pırıl pırıl tek mürettebatıyım
Kimselere görünmeyen dördüncü silahşorum
Çalıntı bir sevginin bıraktığı matemle
örtüldü yıllarca anılar
Hatıralar akıl almaz bir unutkanlıkla sarmalandı
Cümleler bile yalan söyledi
Kelimeler dahi ihanet etti
Suskunluğum çok yönlüydü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!