Renksiz fotoğraflarımızda
ben hep siyahtım sen ise beyaz
Bu kadar basitti işte
Tüm gülüşmelerimiz bir hüzün içeriyor
çünkü aşk kontrolünü kaybetmişti yüreklerimizde
Bundan böyle bizim sevgimiz ıslah olmaz artık
Kaçarken ardımda bir cehennem bıraktım
Yalın ayak koşarken suya girsem kaybolur yüzüm
Tedbirsiz kaçarken gerçek adını tekrarladım içimden,
kimseler öğrenmesin kimseler bilmesin
kim olduğunu ne olduğunu
Ormanda koşarken ağaç taklidi yaptım,
Gülün ağzındaki tabiat gülümsemesi
mavi bir ten taşıyordu suçlu gündoğumu
Bulutlar göğün sis bombalarıydı
tanrıdan uzun bir gölge indiriyorlardı yeryüzüne
Çölün taneli kumları gevşiyor
Gölgem bir yağmur damlası
gibi düşerken alnıma
Nefes nefese kalmış gözlerim
Tanıştığım ilk kalp mühendisi,
yan yana basılı duran katalogdan
yeni bir kalp yaptı bana
içimde
elmas bir hüzün oluvermiş kalp tavı
rengi kamaştırsa da intihar uyandırır ölümü
kuşkusuz
sevdadır yüreğimi tartaklayan göğsümdeki boşluğu
Seni hiç sevmedim bendeki sadece kalp tiryakiliği
Mesela ortalama kaç gece görüştük rüyalarda
Mesela ortalama kaç kez hasretle buluştu ellerimiz
Kaç kere sevdiğimi söylersem inanırsın sevdama
Mesela dört terk edişin bir kalbi götürür mü bu sınavda
Mesela aşkımız sevda parlamentomuzdan
Açtığın yaraların koleksiyonunu yapıyorum
değişen bir şey yok!
Kendime cevabını bildiğim sorular soruyor
aşkı imha etmenin yollarını arıyorum
Gereksiz bir uğraş bu
oysa daha kolayı var,
Bedenini benzersiz dokunuşlarla yontan bir heykeltıraştım,
bir taştan aşk yaratmaktı benim çabam sadece
Tek bir güzel hatıra edinmek adına baştan aşağı bir ömür harcardım
Yüzümdeki kırışıklıklarla kalbimdeki yara izlerinin sayısı birbirine eşit
Uyanırken baktığım yastığımda ne bir saç teli ne de başka bir koku var
Bendeki sadece arta kalan aşklarla karnımı doyurmaktı
Üst üste yüreğe vurulan bıçak darbeleri
bir zincir kopardı damarlarımdan
Toplardamarlarım sorguladı atardamarlarımı
Sen atarsın ben toplarım
ihanetinin zarafetiyle bıraktıklarını
Kapına hep kırmızı kalemle yazıp bıraktığım notlar...
“bırakıp gidemezsin”
Posta kutundaki zarfları göremezsin, sana yazdığım mektupları
Buna rağmen ellerimde yaşattığım narin bir serçesin
Kanatların papatya kokardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!