At kuyruğu saçlarını öyle bir doladıkı boynuma
Güç getiremedim, çaresiz kaldım,yenildim oyununa
Bakardım, kınardım, yakıştıramazdım bir erkeğe
Bir saçı uzuna yenildim, bir eksik eteğe
En zayıf, naif yerimmiş oysa yüreğim
Geldi işte beklenmekte olan
Bilinmez neleri getirir dediler zaman
İşte korkuyla karışık biraz ümitti umulan
Mutluluk ve yeteri kadarda heyacan
İsterdi her yeni yıldan, umardı insan
Yeşertir umudu hasta, can verir.
Diriltir Mevla, ömür verir, gün verir
Ne zamanki kurutur insan,dalında eriği
Yıkılır umutlar, harap olur, bitiverir.
Zaman aktı,sular yürüdü, yüz yıllar geçti.
Tanıdığım yüzler, yürüdüğüm yollar değişti
Yıkıldı payitaht! tarih, ülkeler eskidi,
Küffar yine küffar! değişmedi
Hepsi bir oldu! Yunanı, Rus’u, Ermeni’si
Yok mu dediler
Göynünde sakladığın bir ziynet
Oysa hiç olmamıydı yiğitte yara!
O dağı taşı süsleyene
Müstesna yer, bulunur du elbet.
Gelde sen, nasıl izah edersen et.
Bir mavi çizgi idi hayat
Rengini kaybetmiş akşamlarda
Alacak verecek kaygısı bitmiş
Bir o kadar rahat!
Korona bulaşmış düşlerimde
Hastahane korkusuydu zaman
Yollar bilirim, bir ülkeden
ülkeye insanlar taşır.
Yollar bilirim, bir gönülden
gönüle sevdalar taşır.
Sus konuşma hiçbirşey söyleme
Sus ve sadece dinle ağıdımı
Ayrılığını sor,sensiz yüreğime
Yutkunmadan konuşabilecekmi
Ayrılığın türküsü, deli eder yüreğimi
Aklı başın da,
Çakı gibi bir deli kanlı idim.
Şimdi neden böyle!
Çakır keyifli haldeyim.
Söz geçmiyor yüreğime,
Sanasın kafesteyim.
Zaman yine sensizlik
Bıraktığın sızıyı, yüzümde ara yar
Yüreğimde koca bir dağ
Yüreğimde koca bir sevdan var
Güneş yine penceremden sensiz doğar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!