Neden bu kadar alçaksın,
Küfür edeni görmezsin, duymazsın’da
Doğru konuşmayı küfür sayarsın.
Ruhuna mı işlemiş haysiyetsizlik.
Sen hayvanmısında hayalin bir tutam yeşillik
Tepinirsin,bağırır çağırırsın ruhunda var hayvanlık.
Nedendir bilinmez meramım
Yaranmak değildir benim derdim
İnsan bu verince iyi,istersen kötüsün
Herkesin işine yaradığın kadar değerin
Sözler hep hava da,menfaat yerde
Hep oyalamadır, sözler tat verir.
Ne kadar güzel söz bilirsen bil.
Sözü süsleyen ağızdan çıkaran dil.
Bu dil söylerde amel eylemezse el.
Aç bir insanın göğsüne ekmek koy.
Acaba bu aç insan, yemezse ekmeği.
Seyretmekle doyar mı karnı.
Nevbaharda gelmiştim yanına
Çiçekler açmıştın gülizarımda
Ansızın soldu sol cenahımda
Boza pişirdin şu garip başımda
Ruh çile çekince kalem güler mi sanırsın
Dert çekmeyen, dertinin halinden ne anlasın
Kalem ıztırabından kalpten gelenleri kagıda dökersin.
Bu çile dertle yoğrulunca ahuzarımı susan yüreği şiir bilirsin
Bir ağustos'tu hava sıcak.
Ayrılığa açmışım kucak.
Üşüdü yüreğim ayrılık ateşinde.
Yandı yüreğim kışın ayazında.
Tutmuyor elim ayağım
Görmüyor gözüm, duymuyor kulağım.
Bir evlat ne kadar hizmet ederse etsin babasına
Hakkını ödeyemez,evlat kalkmış affediyor babasını
Akıl olmazsa, iman olmazsa cahillikle söz sarfeder
Kendine bakmaz hep karşıyı suçlar, işte böyle saçmalar.
Bugün kalktım erkenden,yola koyuldum.
Yollar bitmek bilmedi çok,çok yoruldum.
Bahar gelmiş çiçekler açmış,seyre daldım.
Koyun kuzular yayılıyor,uyudum kaldım.
Karlar erimiş akıyor derelerden çaylardan.
Bu hayat bana yokluk içinde yaşamayı
Varlık içerisinde yokluğu
Yokluk içerisinde varlığı
Gerçekle,yalanı
Yalanla yılanı
Sahte samiyetle
Bülbülün konmadığı dala baykuşlar konar.
İnsanın olmadığı yerde,esfaili safilin yaşar.
Samimiyetin olmadığı yerde riyakarlık var.
Güzellikten anlamayanlara alçaklık yakışır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!