Abdiyyete layık olmadı nefsim
Fazlına, keremine, kapına geldim
Fehâmet sıfatın var, her mevsim
Fakrımla, günahımla, affına geldim
Sanmayın ki yıkılan dört duvara ağladık
Payımıza firak düştü, câru'l-civâra ağladık
Nâfileymiş meğer, fâni dünyaya meyil
İnsan bâki değilmiş, mal bâki değil
Bunu ancak bir ağır imtihanda anladık.
Ağladık istikbâli süsleyen koca bir maziye
Bilir misin bendeki seni nerde aradım?
Yıllarda, aylarda demde aradım
Değil yağmurda; karda, selde aradım
Mahrem, nâmahrem elde aradım
Uğruna bir başka belde aradım
Bazen semâda bazen yerde aradım
Ben Muhammed (ص) ümmetiyim.
O Aziz şehâdeti, evvela imânda aradım
Zikredeyim başka ne tür imtihanda aradım
Bazen oldu ilimde, usûlde, intizamda aradım
Tek bir handa değil, iki cihânda aradım
Bazen oldu şeâirde, izzette, şanda aradım
Havf eylerim, mâziye nazar etmeye
Kalbime hüzünden bir pay bırakır diye
Atîkten miras-ı keder, mâsum bir âtiye
Râciyim Mevlâdan, kadîmi getirir diye
N'oldu mikyasına, maraz-ı aşkı şân eyledin?
Âşıkın vaveylası, aşkından mı zann eyledin?
Musibet-i kebairi, sürûra mı kân eyledin?
Izdırabı kalbettin, kulûbe hân eyledin
Mizanı mı kaybettin âşıkîna t'an eyledin
Dün hânemizdin bizim, bugün harâbezarsın sen
Mâzide bükâ-yi sürûr, hâzırda girye-zarsın sen
Zeminde mihad idin, zamana oldun milad
Evvelde hayâlât iken, bugün ona mezarsın sen
Nâzenin yüreğinde câmidâne bir düştüm
Öyle çarptın ki varta-i fuâdına pir düştüm
Çok geç kalmışsakta canım, vakit bu vakittir
Eski kılıçlar gibi kudüs’e saklanmış şehadet
Öyle sanmışız canım; şehidlik ölmektir diye
Ömer’le hamza gibi çoktan rehber olmuş şehadet
Fetihler devrinin çocuklarıyız biz, zamanımız gelmiş
Okuyamadım seni ey hayat
Düşündüm durdum bir dünya
Ey fakir zihnimdeki meçhûliyat
Âlemimde kurdum bin hülya
Kördüğüm sesler ne denli berbat
Sustum dinledim yine ve bir daha




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!