Hep ben arayıp soruyorum
Hep ben gönlümü yoruyorum
Hep ben seni koruyorum
Yoruldum artık yoruldum
Bir daha orayıp sormayacaktım ya
Olmuyor...
BİR NİLÜFER YAŞATALIM
Yaşantımız kara kışa dönmüşken
Yeşile hasret ömür çürütürken
Gel bahardan bir gün
Bahçeden bir gül çalalım
Bir bilsen
Sensiz geçen yıllarda
Özlemin nasıl büyüdü
Şimdi görsen tanıyamazsın
Boyu sevgini geçti.
BİRDENBİRE
Söylemedim mi sana kaç kere
Böyle karşıma çıkma diye birden bire
Yığılıp kalırsam olduğum yere
Seni benim kadar kim sevecek
Ne duygularım
Ne sabır, sebat etmedi gönülde
Ve
Sana bir şiir yazdım deli kız
Duygularıma tutkularıma dair.
İlişirse gözüne bu şiirim
Bir Bilsen
Bir bilsen
Sensiz geçen yıllarda
Özlemin nasıl büyüdü
Şimdi görsen tanıyamazsın
Gün doğdu güneş açtı
Serçe kanadında sevgi ile
Uyandı tabiat bir güne daha...
Şiire durdu Ferhat Ozan.
Her can taşıyan gibi,
Yaşanılmışlığın ya da usanılmışlığın
1881 yılında Selanik te
bir çocuğun doğduğunu
Annesinin Zübeyde hanım
Babasının Ali Rıza bey olduğunu
Yetim büyüdüğünü söylediler
Adının Mustafa’lığını dediler de
Ne kendini kandır ne beni bitir
Ne tarafa gidersen git
Yolların buralara çıkıyor.
Ne tarafa bakarsan bak
Gözlerin buralara bakıyor.
Seviyorum demek bu kadar mı zor
EN ÇOK SENİ SEVDİM
Geceler boyu seni düşledim
Uykudan düşten çok
Sevilenler ezberlerken şiirlerimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!