Kapkara bir çınarın
Aydınlık gölgesinde
Kendi hapsettiğim umudumu
Gök kubbeye saldım bugün
Buğulu bir denizin
Gör arkadaş!
Bir avuç çakıl taşı var elimde.
Evet, geldim o bahsettiğin nehre de.
Ayağım da kaydı, düştüm de.
Ama bak, bak arkadaş
Dört tane çakıl taşı kaldı elimde,
Sen gittiğinden beri
Çarpmıyor kalbim
Aynı adreste oturmuyorum artık
Ev kimliğine bürünmüş bir mezardayım.
Son kez hoşça kal dediğinden beri
Öyle bir yer ki burası
Bir yanım cennet bahçesi
Öte yanımsa bir çöl.
Yaşam ile ölümü ayıran o çizgi misali.
İşte tam da o çizgi üzerinde yürüyorum şimdi
Henüz çok küçüktü ama
Ufacık elbiseler içinde kocaman bir adamdı sanki
Biraz soluk yüzünde saf mı saf bir tebessümdü zaman
Yalnızca mutluluktu onun nazarında baki
Karşı karşıya geldik
Sensiz kaldım ya şimdi
Kaldırımlar üzerinde düşüp kalkan
İnsanların acıyan gözlerle baktıkları
Bir dilenci misali dileniyorum aşkına.
Saç sakal birbirine karışmış,
Açık kaldı
Tabutumun üzeri
Tıpkı açık kalan
Gözlerim gibi
Son kez seni
Görebilmek için
Çıkmaz bir sokaktır aşk
Sorular sorarsın kendine
Cevaplarını asla bulamadığın
Çıkmaz sokaktaki yollarda ararsın cevaplarını bu soruların
Fakat aşıksın, farkına bir türlü varamazsın;
O soruların cevaplarını asla bulamayacaksın.
Cebimdeki son aşk kırıntısını
Toprağa gömüp
Onun filizlenmesini izlemek
Ne harika olurdu şimdi;
Yavaş yavaş büyüyen
Bir çocuğu
Son defa kapattım kalbimin kapılarını
Yıpranmış hayatımı son defa akıttım yanaklarıma
Kaderimin lanetini son defa yaşadım sayende
Ve son defa düşündüm seni bugün.
Bana eziyet olan namahrem deniz gözlerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!