Dağlar mı idi sana yol vermeyen
Bana gelmek istediğin zaman
Söyle dağları dele yim eriteyim kayaları
Aşkına inanan Ferhat misali
Çöller mi kesti yolunu azap için
Muhtaç ediyor kara düzen kullarını birilerine
Ayırmadan gözetmeden denkliği densizliği
Sebep neden sormadan mecbur bırakıyor
İyiyi kötüye muhtaç ediyor kirli kara düzen
El açtırıyor boyun bük türüyor acımasızca
Yine bir zaman günün başlangıcı
Gecenin sonunda serin bir sabah
Güneş yeni doğuyor ömürden
Bir gün daha kapmak için sabırsız
Yorgun bendenim uykusuz gözler
Karma karışık bulanık düşünceler
Sen almış mıydın benden helalliğini
Kimse istemez ayrılıkları ama gerçekler
Suçlu ol veya olma ister iste,ister isteme
Kısmet nasip olmaz helalliğini al benden
Ayrılıyorsun yorgun ve üzgün halin
Sonu olmayan bir boşluk
Düş düşebildiğin kadar sonsuzluk
Koşmak ne kelime ayakta durmak zorluk
Ölüme dek bitmek bilmeyen umutluluk
Masa başı kağıt, kalem kalabalık
Ne konuşan var,nede bir şeyler anlatan
Onlar bana,ben onlara öylece bakakaldık
İsteksizlik var ortalık ta,uzak kalınıyor yazmaktan
Kalem tutan ellerim yorgun isteksiz kalıyor
Kütüphane
Aman o da ne
Kütüphane
Nereymiş orası
Önemli degil
Duymadım adını
Benim dağ başlarındaki yalnız çieceğim
Kokuna hasret kaldım çilelerden
Yakışmaz sana oralarda yalnız olmak
Esintilerden üşür,karanlıklardan korkarsın.
Kuşlar arkadaşın olsa,bulutlar yol gösterse
Bir yıkık adam
Umutlarda hayallerde
Geçmişlerde geleceklerde
Ve bu günlerde
Bir yıkık adam
Yine doldu gözlerim
Yüreğim yangınlarından
Kabardı gönül duygularım
Yüreğim yangınların dan
Düşmüşüm san ki yalnız olarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!