Sor yollara söylesin benim derdimi
Bir bir anlatsın sana hallerimi
İster gece ister gündüz zamanını
Dinlemek istersen anlatsın sana beni
O yallar ki o yolar sevdiğim o yollar
Kahreden hasretlik
Yüreğimde derin yara
Gurbet ocağın sönsün derim
Ayrılmasın gönüller yardan
Yanan ateş hasretliktendir
Şu akşamlarda
Ağlamak geliyor içim dem
Gönlüm doluyor durmadan
Gözlerimle birlikte
Akşam serin akşam soğuk
İşte akşamlar sessiz ve yalnızlık
Bende yalnızlıklar bitmiyor
Sanki doğuştan talihsizim
Bende sessizlik bitmiyor
Yaşadığım hayat san ki dünyam değil
Yalnızlık sessizlik iki kelime
Suçlu gözlerimdir
Kör olsaydı da görmeseydi
Başka gönüllerde kimseler yok ğibi
Baka kaldı sana dala kaldı sana
Şaşırarak ürkerek titreyerek seni gördü
Karanlık dünyam oldu
Terk edildiğim zaman
Yıkılan varlığım oldu
Terk edildiğim zaman
Benim neşem di
Terk ediliş mi yalnızlık
Yoksa unutulmuşluk mu?
Değilse yeri nedir lügat da yalnızlığın?
Kahırlanma mı kahredilmek mi?
Yoksa kara yazgının bir eseri mi yalnızlık
Bir hayat ki tebessümü bile acı
Bir hayat ki nefesleri ateş mi ateş
Yaşamak anlamı nasıl bir değer
Anlamsız sesler anlamsız sevdalar
Soğuğun da ayaz olup buz tutan duğular
Güneşin de alev olup yanan dünyam
Takvimlerde ki günler
Benim için san ki karanlık gibi
Doğduğum günlerde ki bedbahtlık
Ölünceye kadar devam edecekmiş gibi
Aydınlık vaat etmiyor takvim yaprakları
Yıllarla sözleşmesi var san ki
Tarih:ayna gibi gözlerimin önünde
San ki vefasızlığı işaret ediyor
Heybetin,azametin bütün benliği ile
Dokunuyordu gözlerime uyanın artık der gibi
Geçmişim ürperiyor ürperiyor gibiydi bu halimle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!