Ne bir haber ve ne de bir har
Kalmadı artık yüreğimde açacak ülfetli bahar
Ruhumu kuşatan hazan ne mahşeri bir ar, ey sessiz yar aşk yakar
Haber gelmez, gönül virane kaldı, hasret sinemi yıllarca dağlayıp bizar bıraktı
Sebep olduğum halin telafisi için her ne yaptımsa durulmadım
İhmalkarlığın ne kadar bizar bıraktığını geçte olsa, derinden hissederek anlamıştım
Sinemin tarumarlığına hiç aldırmadım, çünki sebebi hakikatin bağrında bizzat vardım
Çarersiz fevkalade bir hicran içinde sancılarla başbaşa kaldım ve hüzünle ağladım
Yar…
İnsan olan,
Edepsizi dahi
Edebiyat nezaketiyle
Edebe koymayı bilendir
Kırıp dökenler ise
Güzele
Herkes bakar…
Gülü
Cahiller koparır…
Bülbülü
Gafil esir alır…
Kalbi
Tevessüle vasıl olmayınca
Vehmederek hislerini sudur etme bekle
Seni
Zahit yapacak tefekkürle
Bir yorgunluğun adımları yaklaşıyordu
Cana şevk katan iksir yavaşça çekiliyor
Tükenen mühleti sessizce hatırlatıyordu
Bir zamanlar gelinen adres ki anlatıyordu
Ne kalmıştı kalan bir zamanın arefesinde
Bilmem ki hangi umuttan bahsedeyim
Geçip giden zamana ne deyim, aklım var oysa neden aczi yet içindeyim
Nasıl bir meclisin feyzini umut edeyim, yalnız bırakan düşlerimi kime söylerim
Bin bir hülyalardan mı vazgeçeyim, ufki seyrimi görmezden mi geleyim, ah edeyim
Hesapsız bir hayatın gamını neyleyim
Bilmediğim o baharının güneşini ararım
Seni yalnızlığımın hazanın da bulmuştum
Güller seninle açmıştı, erguvanlar sarkmıştı
Sanki yaşam seninle bozkıra neşe saçmıştı
Bir anda yüreğim yekpareliğin keyfini andı
Ne hazindir ki hala Müslüman’ım diyorum fakat hukukunu hiç bilmiyorum.
Yıllarca sinemalarda seyrettiğim, çocukluğumda halime işlenen “malum hoca” portesini tesirinde kaldığımdan ne kadar babamla camiye bir şekliyle gitsem de hocalara ön yargılarımla baktım.
Çünkü korkuyordum zira her türlü pisliğin mimarı olarak lanse ediliyorlardı. Cenaze namazlarında, malum yağmur dualarında fırsatçı hocalarla zihinlerimiz bir şekliyle yönlendiriliyordu.
Ulviyetin cenahında cehtin aşkı var
Yakar mı hiç böyle kutsi gönülleri yaratan çünkü vecdi ar
Ne vicdanın burukluğu, ne meşakkatin yoğunluğu ve nede sevda noksanlığı kar
Nar, ruhun mücerret senasında, aşkın ilham sancağında, çilenin ocağında süruru har




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!