Yine aynen böyle yağmurlu bir günde
Yine aynen böyle, böyle bir havada
Yerle gök birbirine karışırken yıllar önce
Şemsiyemiz mi vardı sanki doğru dürüst o zaman
Sırılsıklam ıslanmış halde gelmişti ovadan.
Çocuklar demişti,
Bir sürü keçi gördüm geçende,
Ağıla hapsedilmiş, kurbanlık, bir sürü keçi.
Baktım baktım bir süre,
Anında kapışıyorlar atılanları önlerine.
Güçlüler de
Bir anda yüklenseler ağılı da yıkarlar hani.
Krallık
Krallık böyle bir şey işte!
Herkes kendi hanedanlığını düşününce
Kim bakar Filistin'e
Kim bakar Gazne'ye
Kim bakar ezilen halklara
-Niyazi Dinçer'e...-
Hani şu en arkada duran,
Elini havaya kaldıran,
Var gücüyle bir sağa bir sola haykıran.
Hani var ya,şu!
Dürüst geçinirler, nutukları sıralarlar
Dayanamazlar beleşe ne varsa çalarlar
Fırsatını buldular mı devleti bile soyarlar
Çok açgözlüdür bizim, bizim üçkağıtçılar.
Nalancı keserini aldılar mı ellerine,
Biz istersek her şey değişir,
Krallar bile değişir
İmparatorlar bile devrilir.
Biz dediğimiz kimdir, kimlerdir?
Ben, sen, o...
Sizler ne düşlerseniz
Sizler ne düşlerseniz yarınlar öyle olur.
Yeter ki düşlerimiz vicdanlı olsun,
Yeter ki dürüst,
Yeter ki ahlaklı,
Yeter ki aydınlık.
Duyar mısın beni
Seslensem duvarlara?
Duvarlar suskun, melodiler buruk.
Gönlüm var ya!
Ahhh şu gönlüm!
Sessiz, kırılgan, mahcup.
Emperyalistler ne eder eder,
Birkaç satılmış bulur ülkeni talan eder.
Bu yetmez,
Sofrana kadar müdahale eder.
Bu da yetmez
Eline geçirir tüm zenginlikleri
Yaşama gözlerimi kapattığımda
Aceleyle sarıp sarmalamayın,
Ne varsa ne yoksa bu dünyada var
Hemen toprağa gömmeyin beni.
Usul usul yürüyün mezarlık yolunda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!