Aşkı sordum ateş söndü
zerre zerre nura döndü
Nemrutun narı serinlik giydi
İbrahimde söndü
Aşkı sordum koçlar indi
bu gün bayram çocuklar
gıcır gıcır iskarpinler
kadifeden renkli pantolonlar
elllerde seker ve balonlar
patlatılır kahkahayla mantarlar
Ne rüzgâr beklerim ne de doğacak güneşi,
Sesim duyulmaz; hâlim anlaşılmaz endişesi.
Bir sızı çöker içimin en karanlık köşesine,
Sana giden yolda, lambaların
Işığına basmayacak ayaklarım.
Zulme susan gecelere
Sabah doğuracak çığlıklarım.
Çocuk gülüşlerinden yaptılar taç,
Aynı rüzgâr okşar saçlarımızı, aynı yağmurla ıslanırız;
Farklı kıyılarda kendi sessizliğimize yaslanırız.
Göz göze geldiğimiz o çizgi, aslında koca bir yalan;
Seni benden, beni senden ayıran o sonsuz zaman.
Her mezar bende bin soru. beynime çakılır...
İçimde öyle bir matem başlarki...
Gönlüm vucudumdan izinsiz yasa tutulur..
Hey hak mezar da gördüğüm sadece taştı.
Ağlıyordum rüyada.evet rüyada fakat her yer yaştı......
Bir muştu vardı o küçük çocuğun elindeki sapanda
Sabrını cesaretini azametini saklıyordu kefiyesi
Ayağında terlik dans ederken yanan tanklar arasında
Bir uyandımki;
Rüyalarımı başkalarına vermişler.
Başkalarının uykularını da bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!