Musallada yatana baktımda şöyle
Dünya malını yanında götüren yok.
Beğenmeyenler, nice sarayı köşkü
Yanlarında ne yatak ne yorganı yok.
Tenezzül edip, selam vermeyen paşa
Hor bakanlar, fakir sofrasında ki aşa
Bakmıyor azrail, genç ihtiyar yaşa
Yanında ne asker ne polis kimse yok.
Kimi hakim kimi savcı, sessiz yatmış
Günahı sevabı birbirine katmış
Dünyalık neyi varsa, geriye atmış
Parmakta altın yüzük, cepte para yok.
Kimi kralım diyordu, kimi mafya
Peşinde çakal ordusu, sırtlan tayfa
Şimdi yatmış, uzun uzadıya amma
Yanında ne tabanca ne de silah yok.
Sarraf da kefen giymiş, fakir hammal da
Market sahibide bir, garip bakkal da
İşte bak, doktoru da gelmiş çoban da
Kimseye ne torpil ne de iltimas yok.
Dün...kimi ağa idi, kimi de paşa
Kiminin sözü geçiyordu, sert taşa
Geçti mevsimler, artık vardılar kışa
Ne sahilde yazlık, ne sitede ev yok.
Hani nerde, verdiğin onca emekler?
Elli gün sonra, ayrılacak kemikler
Artık ne rakı masası, ne demlikler
İçmeğe bir yudum su, bir bardak çay yok
Hüdaverdi yazar kendi ibret almaz
Her gelen canlı gider, burada kalmaz
Karanlık dünya ne ateş ne mum yanmaz
Pehlivan musalla'dan kalkmaz, gücü yok.
04.06.2026
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 17:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!