Korkuyorum hayattan
Gündüzden, geceden belki de
Ya da tüm bilinmezlerden
Aniden kaplıyor yüreğimi
Derinlerden bir korku
Sızdı yine odama güneş ışığı
Camı kırık küçük penceremden
Ve hiç acımadan kamaştırdı
Uyku diye inleyen gözlerimi
Ama kaldırdı yine
Gecenin esaretini üzerimden
Ben sana mecbur değilim
Senle gidersem de susuzluğumu
Her nefeste seni çeksem de içime
Her hülyamda sana ölsem de
Ben sana mecbur değilim
Yüreğimin çöl kumlarını aşarak kapına dayandım
Dilimde seni andım, gönlümde sana yandım Allah'ım
Huzursuzluk katre katre içimde
Umutsuz, mutsuz yaşayan benim
Hayatın değişken yol düzeninde
Yalnızlık denizinde yüzer bedenim
Eklenmiş her hasret bir diğerine
Düşerken ellerim dizim üstüne
Ve keserken sesimi amansız öksürük
Yaşarırken gözlerim yürek sızımdan
Rabbim yakın gelir kadim dostumdan
Sımsıkı sarılınca sıcak yorgana
Bir nefes istiyorum Yaradan nefesinden
Nefsimi kurtaracak şeytanın ellerinden
Beyaza açtım bu sabah gözlerimi
Taze bir gelin gibi hırçın İstanbul
Ve yaralı kuşlar kadar ürkek
Bir o kadar da yorgun bu yürek
Bulutlar yerde geçirmiş geceyi
Yavaşça aralayıp gözlerini
Mahmurlu baktı etrafa
Ve baş kaldırıp
Saldırdı hayata
Ağaçtaki kuş
Bir yudum su olsam, mavi göklerden inen
Toprakta kaybolup, günahtan temizlenen
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!