bir paspas gibi ölüm eşiğin ucunda
demir kapılar ardında da olsak yok bir kurtuluş
davetsiz sallayacak gelip beşiğimizi
kuru bir veda,cansız bir hoşça kal dudaklarımızda
ve artık karşılıksız kalacak o son dokunuş...
Tek bir hatıranı bile bırakmadım kalbimde,
Çünkü o bile yüktür bana artık...
Savurup duruyor zaman beni bir yel misali
Geriye dönüp bakınca ne var ki elde kalan
Dost bildiğim yıllar vefasız el gibi
Çekip gitti vakitsiz gençliğimi çalan zaman….
Daha dün çocuktum oynardım sokaklarda
Yaz bakalım yüreğim, kalem olda dilime
Bundan sonra senden gelen,batsın yerin dibine...
Bütün insanlık kandırdı beni
Öz annem bile yalan söyledi
Helal süt emmiş dedi senin için
Süt mü bozuktu, maya mı?
Anlamadım...
Keşke diyorum
evimiz tek odalı olsaydı...
Ne güzel olurdu,
Kavgada bile yanımda uyurdun.
Ben sözümü geri almam.
Söylediğim her söz senin malın
Al tepe tepe kullan....
Besbelli
Geldiğim bu kent
Henüz yokluğunla tanışmamış
Baksana;
Ne de açan çiçeğin boynu bükük,
Ne doğan güneşin yüzü kararmış
sen yoksan
geceyi gözlerin bilirim
araya koyduğun ayrılığı
hasret
zehirden acıdır bana
sensiz geçen zaman
Bilmesem sana çıkmadığını
Bu cehennem tozlu yolların
Bitkin,çaresiz,param parça
Düşünmeden koşar mıydım hiç….
Melekler gibi peygamberler gibi
Emrine amade olup Allah’ın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!