Gel ölelim ve yeniden doğalım hayata,
Özgür olduğumuz geçmiş bir zamana,
Bir soluk mesfesiyle geleyim senin yanına,
Cam cama olmayı ne çok isterdim...
Bir sen olsan birde delice aşkın,
Çok özlersin hani, ansızın dolar,
Sesiyle, teniyle her yanın dolar.
Elinle sımsıkı sarsan da yeli;
İçinde dinmeyen bir tufan dolar.
Gökyüzü kadardır mesafe, ırak,
Çok özlüyorum,
Seni özlerken kendimi unutuyorum
Özlemin en dibine vuruyorum
Seninle muhabbet etmek varken
Deli gibi kendimle konuşuyorum
Senin sesini duyamıyor ve susuyorum
Çok şey yazmak İstiyorum
Sonra düşünüyorum:
Anlatsam n'olacak, ne değişecek ki,
Anlayan olmadıktan sonra...
Bir cümle yazdım,
Bir cümle daha yazdım...!!!
Üşür artık o narin, güzel ellerin,
Çatlayıp kuruyunca o gül gonca tenin.
Dost bildiklerine, gittikçe artar sitemin;
Bensiz geçen ömrüne ah edip ağlayacaksın,
Şimdi değil, sen beni çok sonra anlayacaksın...
Haykırmaya halim kalmadı,
Sessizce fısıldıyorum,
Çok yoruldum çok...
Yorgunluğum bir deniz kadar derin,
Ne bir liman var, ne de kıyısı bir yerin.
Dalgalar içimde yükseldikce yükseliyor,
Çözemedim ben bu aşkı
Lakin ben o aşkın eriyim.
Vefasız yardan gözüm yıldı
Bir güzel gönlün aşığıyım
Sevgi maya sevda tuzdur
Artık ben vazgeçtim, bitti, her şeyden el çektim,
Birçok şeyden yoruldum, haklı olmaktan vazgeçtim.
Doğruyu kabul ettirme çabası, boş bir rüzgar şimdi,
Anlatmaktan yoruldum, harfler heceler cümleler bitti.
Herkesin gönlünü hoş tutmak, ne beyhude bir gayret,
Bulutlar eğilir, öper alnını,
Güneş sende saklar altın yanını.
Sarsılmaz bir tahttır sanki varlığın,
Dağların efendisi, duy feryadını.
Zirvenden süzülen gümüş bir katre,
Daha ilk sözde duyulur, o büyük kırılmanın sesi,
Yüksekten uçuşun sonu, yere çakılış bellidir.
O coşkulu başlangıç, o körü körüne verilen güven,
Alınacak dersin bedeli, ödeyeceğin borç bellidir belli.
Avuçlarında tuttuğun her ince kum tanesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!