Doğum günüm geçti, takvimler yorgun,
Pişmanlık sözleri dillerde sürgün.
"Yarın" dedin ama geçiyor her gün,
Gelmeyen yollarda yoruldun gülüm.
Görmek istedikçe bahanen hazır,
Yoruldum... Tutmaktan, çekmekten, tamir etmekten
Herşeyi dağıldığı yerde, olduğu gibi bıraktım.
O eski, ince sızıyı bile sevdim artık
Zira o da benim, yorgun ruhumun bir parçası.
Kırıklarımı bile onarmıyorum artık
Sessiz bir gecenin derinlerinden,
Bir ses gelir ruhun en yerlerinden.
Sanki bir sır çıkar perdelerinden,
Sözü cana dokur, yorumcu Gölge.
Q
Mısralar seninle hayat buluyor,
Yük değildir kelebeğe o ipekten kanadı,
Göklerde süzülmektir onun en güzel tadı.
Ağır gelmez taşıdığı ne bir renk ne bir rüya,
Sadece sevgi bekler şu vefasız dünyada.
Zordur darbe almak en güvendiği yerinden,
Gönül heybemde ne varsa serdim önüne,
Meğer bir kamburmuşum senin dününe.
Ben can verirken aşkın her bir gününe,
Senin omuzlarında bir yük olmuşum.
Kalbimle vaha kurdum kurak çöllerine,
Uzak dur korkaktan, yaklaşma sakın,
Onun dostluğu da, yük olur sana.
Makamı, mülküdür kendine yakın,
Ruhu her nefeste, ek olur sana.
Dünyalık hırsların pençesindedir,
Yüreğimde bir his var, kimse bilmesin
Gizli bir mühür o, sırra dâhilim.
Gözlerimde bir ışık, yeminle sönmesin
Çünkü o ışık yalnız benimdir benim.
Zaman akar, yollar uzar önümde
Yüreğimde bir köz var, yakar her yanı,
Aşk ateşi göklere salar figanı,
Sensizlikle donmuş bu fani dünyanı,
Ya sev güldür beni, ya vur öldür beni.
Gözyaşım kuruttu sensiz bu gönlümü,
Yüreğimde bir sızı
Senin adın, senin sızın
Ne kadar kaçsam, ne kadar uzaklaşsam
Yine sana çıkan tüm yollarım
Vazgeçilmezim
Tek limanım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!