Esince saçına seher yelleri,
Gül sinende güller açar mı güzel.
Askerin, hasreti söyler dilleri,
Sensiz günler aylar geçer mi güzel...
Amanos dağı'ndan batarken güneş,
Aşk-ı niyaz ederken, sabah oluyor erken,
Geldik, gideriz derken, “dur” dedin kervanıma.
Acıya ekmek bandım, kederi rızkım sandım,
Gafletteydim, uyandım, can kattın yar canıma…
Halim hep ayan idi, cahilce beyan idi,
Bu gece ben sana ellerin beyaz mı dedim mi,
Bu gece uykuya dalarken, söyle beni özledin mi,
Baktın mı pencereni aralayıp yıldızlara gülüm,
Dilek tutmak için yıldızların kaymasını bekledin mi…
Kokunu getirir diye çekerken içime buz gibi rüzgarı,
Bu gece çalma kapımı yalnızlık,
Rüyalarımı özgür bırak.
Kim mutlu olmuş hayatta
Yüzü gülüp içi kan ağlayarak…
Hangi gecem masum çocuk modunda huzurlu,
Hangi yaprağım yeşil kalacak bu bahar,
Yalnızlar limanından demir almaktayım yine,
Engin ufuklara yelkenlerimin özlemi,
Köpük-köpük hasretim fırtınalarına,
Mavileri sarmak ister gönül teknem sımsıkı,
Yakamozlu geceleri aradım hep yokluğunda
Huzur bulamadım hiçbir limanda gülüm,
Kader eğemedi benim boynumu,
Aşkımı dillere düşür, eğ gülüm.
Boşa kürek çekmiş seven yüreğim,
Saflığıma, toyluğuma say gülüm…
İstersen yırtıp at benim resmimi,
Mutluluk bize yaramadı be gülüm,
Özledik zaman oldu,
Yalnızlığımızda saklı
Kambur mutsuzluğumuzu,
Unuttuk, etten kemikten değil
Sevgiden yoğrulduğumuzu,
Sana inat, artık sevmeyecegim,
Hayatı yaşamayacagim, deli deli,
Aşık olmayacağım, belki de yakalayamayacağım o eski neşemi,
Hiç mutlu olmayacağım...
Boğazda balık ekmek yemeyi,
Oğul sana bir nasihat edeyim,
Sakın ola bu sözümü unutma,
Yalana dolana meyil eyleme,
Bırak aksın gözyaşını kurutma...
Ağlayan değil ağlatan utansın,
Gönül her gelene verme sırrını
Düşersin dillere ayan olursun.
Güvenip terk etme öz vatanını
Ömrün boşa geçer ziyan olursun…
Sanma ki nasihat ata’ndan boşa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!