Hayallerimdeki gördüğüm şehir.
Sokakları gül kokulu kokan şehir
Camlarını önünde gül saksısı
İşte hayallerimdeki yaşayan şehir
Evler renkli, renkli boyanmış
Kara taşlar sıra,sıra maşattan mazıkırana
İçinde sümbül çiğdem çıkar boy boy
Yönçalıktan aşağı indin mi yeşil mi yeşil
İki dağ arasısın da tohma su akar
Gürünlü olmak güründen geçer
Sokaklarını her bir taş bir hatıra
Asırlardır gelir geçer.
Ömür dediğin bir naçar.
Zamanı boşa gelir geçer.
Yapılır mı ince ayar.
Sular su derindir derin.
Onun adı sonsuzluk.
Anlayana yeter onun duruşu.
Denizler ötesi umutlumu umutlu.
Yolu uzun düzde gider.
Aydınlık yol çıkmıyor derinden
Huzur bulamaz yer üstünden
Aklı başına düşmüş
Ağlıyor yavaş,yavaş derinden.
Rahat olmasın kadar çizgisi
Kara dağlar kar ile boran
Üstüme geliyor toz ile koca duman
Sesimide duymuyor aman
Bu gün kederliyim inan,inan.
İlk bahar geldi yaz gülleri açtı.
Ağaçlar yeşerdi sular coştu.
İçimime duştu bir acı sızı.
Dönmek bilmiyor, dönmek bilmiyor.
Yüksek karlı dağların karı eridi.
Suratına bakan bin pişman
Sanki eski mahkeme duvarı
Dökülüyor parça,parça bir surat
Karşımda duruyor yaşlı koca duvar adam
Yaşadı yaşayalı bir arpa boy
Titreyen saçlarla duvardaki yüzün
Kuzum seni bu gün üzgün gördüm
Yüzünde bir asıktır hüzün
Derdini kederini içine atma gülüm
Karlı dağlar gibi soğuk ve sessiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!