Getir getir
Beni buraya getir
Olduğum kadarımi
Üstümü tamamlamakta mahirim hayatın çöplüğünden
Bir de truva atı koymuşlar içime
Içine bir bölük ben
Rüyalarımda hep kıyılar vardır ve deniz
Ötelerden bir şeyler gelmelidir
Bir şeylerin gelmesi beklenmelidir
Anlamına bile bakmadığım kaç sözcük var oysa
Anlamak istemediğim kaç cümle kaç gülüş
Bazı yanlarım başlarını dizlerime koyup kıvrılmış gözlerimin içine bakarak
Yanlış çalıyorsun kemancı
Ellerin girdap
Hiç nazik değil bu dokunuşun
Sığıntıyım kendime
Göçteyim
Takma hiç bir şeyi peşime
Şehir gibi sisli gözbebeklerin.Sesin rüzgarlı.Çok ağır ellerin tutamam.Çoğumu unuttum hem.Bir gemi gelir belki bu limana.Alıp götürür bütün yükümü.Kendimiziz çoğunlukla gerçeklerle aramızdaki duvar.Yaralarımız tarif ediyor adreslerimizi.Niyetim ufuklar göçüm kum saatinde.
Bir fısıltıya teslim zihnimin burçları.Gökyüzünde bir şeyler eksik bendeyse fazla.Kendime dair tahminlerim var.Ayrılık hem eksiltir hem arttırır insanı.Nasıl değiştirir tam bilinmez.Her şey daha da bulandığında can veririm kollarımda. Gökyüzünü frenleyemiyor reşit dizelerim. Daha sahici gelsem de her geçen gün kendime yüzünden yaralar sarkan hikayemle
Günahlarım içten ikiyüzlü tövbelerim.
(Çok değeri üstad Sezai Karakoç 'un Mona Roza şiirine naziredir.)
Yağmurlar pusmuş hep, bulutlar ürkek
Bozgundalar sanki bütün mevsimler
Boynu bükük güller şimdi gidecek
Ah Madam Petri!
Hiç bir yere tutunamayan sesinizde
Akıp gitti yine öfkeniz
Menekşeler tutarken köşe başlarını
Güneş sırmalı şalını toplamaya başlıyor yavaştan
Ve her şey sil baştan
Alışmanlığım aklımı bir manivelayla kanırtmak
Yelpaze sallamak yüreğime
Gözbebeklerime masa atmış demleniyor yine hayat
Yudum yudum içerek en insancıl yanlarımı
Ne kadar sakin bir vahşet
Daha dün çok tanıdık gelmiştim kendime
Tanıyorum sizi Mösyö zaman
Kırk haramilerin başısısınız
Terk edilenleri törpüleyen eğe
Bazı göz bebeklerinde
Ölüm telaşısınız
Ağu hayatı içtim elinden saki
Geçmez sarhoşluğum son nefeste de
İçirdiğin mey efsun gibidir sanki
Özgürlük tadılırmış bir kafeste de
Yola aşığız geçtim yolundan saki
asil bir senfoni. uçuyordu çatıların arasından
uçak gibi desen, yükü ağır
balon gibi desen, çok daha hızlı
hatırlıyorum kıştı
çatılar beyazdı
sabahın köründeydik




-
Ünsal Esen
-
Hayriye Küçük
Tüm YorumlarÇok değerli şiirlerin yazarı sayın Murat Halıcı'nın eserleri ile onun Facebooktaki şiir sayfasında tanıştım.Eskiden okumayı çok sevdiğim fakat uzunca bir süredir uzak kaldığım şiiri bana sevdiren kişidir tekrar kendisi.Şiirlerinin büyük çoğunluğunda kendimden ya da yada yaşadıklarımdan izler bulmuş ...
Murat Bey şiir konusunda tam anlamıyla eşine çok az rastlanır safiyane bir yetenek.Siirde neredeyse hiç bir sınır tanımıyor. Her üç vezinde de yazıyor,serbest vezinde pek çok tarzda ve anlatım biçiminde yazılmış pek çok şiirini okudum.Ustelik o kadar orjinal ve kuvvetli imgeler kullanıyor ki şiirler ...