Bir torunum var cingöz mü cingöz
Anlatmaya yetmez onu sadece bir söz
Vazgeçemez oyuncak arabalarından
Kim bilir neler geçer küçük kafasından...
Bir ayağına giyer yeşil ayakkabısını
Diğerine geçirir aynısının beyazını
Falımda çıkmıştı ya hani ismin o gün, hatırlıyor musun?
İşte o andı kaderlerimizin bize iliştirildiği.
Gece ve gündüz, mahkum olmuştuk alnımıza yazılanlara,
En sıcak yazlara, en soğuk kışlara, en ılık hazanlara.
Nasıl karşı dururduk ki kalplerimize fısıldananlara...
Seneler su gibi akıp geçti ömrümüzde.
Dost kaldık, hiç bahsetmedik aşktan sözümüzde.
Yalnızlıklar yer ediyor şimdi yüzümüzde.
Saçların siyahı görünmüyor beyazlardan
Keşke bir sevgili olsaydık, ah, en başından.
Günler artık daha kısa; daha geç doğuyor güneş, erken batıyor.
Geceler bitmek bilmiyor, karanlıklar alabildiğine uzuyor.
Yavaşça geçiyor mevsim. Artık serin yağmurlar başlamak üzere.
Islak kokusu geliyor, uzaklarda kara toprağın bir yerlerde.
Ardına kadar açıktı... Kapım bekledi, duacı oldu gelmene.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!