Falımda çıkmıştı ya hani ismin o gün, hatırlıyor musun?
İşte o andı kaderlerimizin bize iliştirildiği.
Gece ve gündüz, mahkum olmuştuk alnımıza yazılanlara,
En sıcak yazlara, en soğuk kışlara, en ılık hazanlara.
Nasıl karşı dururduk ki kalplerimize fısıldananlara...
Sesin yankılanır kulaklarımda seni her düşündüğümde.
Ellerini tutarım ıslak ıslak, aklımın bir arkasında.
Nazikçe kıvrılır boynun kuğu misali halayda, düğünde;
İnce belini sarar kolum rüyalarımın bir parçasında.
Sebepsiz korkular dolduğunda yüreğime bazı zamanlar;
En dibe vurduğunda duygularım, senle alırım soluğu.
Vişne ağacının altındaki o kırmızı baba koltuğu
İnkar edebilir mi hiç en çok sevilenin sen olduğunu...
Yalınayak yürürken görürüm seni bir hayal tarlasında,
Oradan oraya saçılır savrulur bütün yıkıntılarım.
Resmin saklanır oracıkta, göz kapaklarımın arkasında,
Uzaklara kaçar gider tüm korkularım, can sıkıntılarım.
Mezara kadar süreceksin sen, kadınım, hayat arkadaşım...
(Ocak 2012, Ankara)
Murat FarzKayıt Tarihi : 30.07.2026 13:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!