Aç kalsam susuz kalsam haftalarca aylarca
Dert üstüne dert koyup acı çeksem onlarca
Yine de şu dünyada nasıl olmam mutlu kul
Sen varken yüreğimde tek sen varken İstanbul
Beynimdeki berrak su bulanır sensiz aksam
Gülüşüne hasret kaldığım canan
Görsen ne yaman zamanlardan geçerim
Ne yaman zamanlardan
Süzülüp giderken ömrüm sel hızıyla
Gözlerim bir yandan ağlar, yüreğim bir yandan
Bir derdime bin dermanla
Gelsende sana inanmam
Gözyaşını damla damla
Döksende sana inanmam
Yalvarsanda gitme diye
Beni benden etti dert sarsa sarsa
Ben durur sandıkça, vicdanı varsa
Bir dirhem kan akmaz bağrımı yarsa
Şu garip yüreğim ne yapsın şimdi
İçten içe dolup ağlamasın mı
Gidersin, iz peşinde gidersin
Dalgalanır bakışların semada
Bir yandan denizler
Bir yandan dağlar
Yalarlar gülüşlerini
Çiğ taneleri çökertmesinde
Yaşanmış olsa da dün dün müdür ki
Yoluna baktığım gün gün müdür ki
Sana gelme demem mümkün müdür ki
Yüzüme bakacak yüzün varsa gel
Ateşim kül oldu ocağım nar sız
Seni bilmem ama beni
Bitirdi bu zalim sevda
Bir deryanın en dibine
Batırdı bu zalim sevda
Çeke çeke kucağına
Çakalın kurt sayıldığı
Virüs gibi yayıldığı
Hainlerin bayıldığı
Zamana çattık zamana
Kana döndü yüzlerde ter
Yüzük koydum testiye
Kurdeleyi kes diye
Rüzgârım ol da artık
Hep benimle es diye
Canım canım
Bir gün olsun konu edip, soruna
Hiç bakmadın ateşimin koruna
Şimdi bir çöp düştü diye gözüne
Zoruna mı gitti söyle zoruna
Hangi saat zil çalmaz ki kurunca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!