Aksa ne yazar ki suyun çayında
Her gün hicran yüzer huzur payında
Kiraz mevsiminde erik ayında
Yetmez mi bu kadar erimek sana
Ne buldun ki ömrüm takılı kaldın
Başımın üstüne çökmeden külüm
Dön artık geriye dön artık gülüm
Ateşler içinde yıllardır bana
Yetmez mi bu kadar verdiğin zulüm
Ne selam gönderdin ne kendin geldin
Sensiz yaşamaya bir meçhul yerde
Aklım el verse de gönlüm etmiyor
İnleyip sızlamak varsa kaderde
Acıya şerbetli olmak yetmiyor
Çalıya döneğim sorarsam niçin
Huzurum hicranın mezesi oldu
Kadehler kahrımı çekmiyor artık
Hevesim çilenin özüyle doldu
Diz çöküp yalvarmam yetmiyor artık
Yamanmış bu derdin pençesi yaman
Duman dağlara çökmeden
Güneş yüzünü dökmeden
Şirret şafağı sökmeden
Yetiş imdada imdada
Kötü komşunun ayazı
Düşürdüler kumpasın
Ortasına bir anda
Hası oldum paspasın
Şu karanlık cihanda
Sardılar dört yanımı
Razıyım, nazımı çekte kudur de
Hayatın gerçeği şekli budur de
Kanımı kadehte içte sudur de
Yeterki seninle olamam deme
Git nere gidersen beni götürde
Kurşuna dizişin beni nicedir
Sözlerin kurşundan farksız, yetmez mi
Sırtımdan vurduğun hançer de nedir
Gözlerin hançerden farksız, yetmez mi
Dağ olsam yerlebir olurdum çoktan
Nedir çektirdiğin nedir bu cana
Nasıl güveneyim söyle ben sana
Seni müebbetlik suçlular gibi
Hafta da bir görmek yeter mi bana
Beni bin parçaya böldürmek için
Çalı gölgesinde ağlayan lale
Senin halin benden betermiş meğer
Farkında olsaydık, gökte ki hale
Sana da bana da yetermiş meğer
Emanet etmeden ele idanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!