Sormadan giden sen, pişmanlık niye
Çiçeğin tomurcuk verdiğinde gel
Mademki sorarsın gelem mi diye
Bu aşkın sırrına erdiğinde gel
Yine sefil gönlüm döndü geceye
Yüreğin var ise gez de görelim
Sazım tele küstü sözüm heceye
Gücün yetiyorsa çöz de görelim
Yar ben senin için neler yapımda
Sen açık kapıdan giremiyorsun
Yaradan dan sonra sana taptım da
Bir türlü bakıpta göremiyorsun
Yine sol yanımın sancısı arttı
Ne söz kaldı ne de karar
Sarar garip gönlüm sarar
İsyan etsen neye yarar
Uçup gitti uçup gitti
O gün bu gün günüm geçmez o bugün cefasız
İçim yanar okundukça el alemin fermanı
Sen gidince buralardan sen gidince vefasız
Gözlerimin feri bitti. dizlerimin dermanı
Söyle gülüm söyle halin ne öyle
Sözlerin ilkbahar ömrün kara kış
İnsan sevdiğine yapar mı böyle
Gözlerin ilkbahar gönlün kara kış
Bin defa desem de değildir yeri
Bir adım atmadan bir adım geri
Kalbime girdiğin o günden beri
Gözlerin yokluyor gözyaşlarımı
Gördüm ki birisi tutmuş elini
Huzurla iffetle sarmış belini
Hani sen olmazdın elin gelini
Gözünü sevdiğim oldu mu şimdi
Sallanman nazikti sohbetin koyu
Gönlün onu arıyor
Gizli gizli kanıyor
Ne gerek var durmaya
Madem için yanıyor
Neyime kızdın da uzak durursun
Naz etme yanıma gel biraz daha
Yüzüme, yüzünün güneşi vursun
Ne olur yakından gül biraz daha
Böyle bir sevgiden niçin bıkarsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!