Ne ekimde ne eylülde
Geleceksen temmuzda gel
Boy vermeden hazan gülde
Geleceksen temmuzda gel
Bu hasretlik bağrımda taş
Olmadan gel geleceksen
Gözlerime kederden yaş
Dolmadan gel geleceksen
Sevdiğim hedefte varsa kavuşmak
Bin parça olmanın gereği yok ki
Güneşin altından varken savuşmak
Zora ki solmanın gereği yok ki
Bundan böyle bana yabancısın sen
Mademki terk edip gittin darımda
Yüzünü görmeye mecbur muyum ben
Gezme artık gezme rüyalarımda
Talihim ömrümü gömdü zehire
Gözümün yaşları döndü nehire
Yanımda yöremde sen yokun diye
Gıcık oluyorum ben bu şehire
Bitmez artık gönül sızım
Gideceğim yol kalmadı
Neye yarar olsa hızım
Geçeceğim çöl kalmadı
Seni benden fazla seven olsaydı
Ceketimi alır çeker giderdim
O güzel gönlüne aşkla dolsaydı
Kalbimi yerinden söker giderdim
Sen benim gönlümde paşasın paşa
Madem gönlün yoktu bende
Neden güldün bana bakıp
Bir insana dağlar kadar
Gidilir mi dert bırakıp
Gönül verdiğim biri ne çok zalimmiş meğer
Arada bir yanımda kalıp kalıp gidiyor
Ben sandıkça sevdası bütün cihana değer
Aklımı parça parça çalıp çalıp gidiyor
Sevdiğim baksana bugün sahiden
Efkârım boyumu aştı gidiyor
Üstüme çöktükçe bir sürü neden
Gözyaşım yerinden taştı gidiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!