Kötü günün ömrü kısadır derler
Sabret gönül elbet bu günde geçer
Bu günde bilinir er oğlu erler
Yarına güvenme bu günde geçer
Bu kaçıncı mektup sana yazdığım
Bir sürpriz yapıp ta baksan diyorum
Yeter umuduna , sine kazdığım
Hasreti ömrümden yıksan diyorum
Kaç bahar solacak, daha kaç mevsim
Bu kaçıncı hüsran, kaçıncı vurgun ?
Darbeler yemekten bıkmadın gönül
Tâlihin mi bitkin, şansın mı yorgun ?
Bedbâhtlık rolünden çıkmadın gönül
Yıkıldı bıkmadı güven dağların
Büyümüyor çocukluğum;
Uslanmak yağmur da ıslanmak gibi değil!
Ellerim arınmıyor, dizlerim arınmıyor
Gözlerime çamur damlıyor kaküllerimden
Topuklarım vuruyor ısrarcı
Büyütme beni ne olur,
Bir hasret yüreğimde, harlayan közlerini
Düşlerimde gezerken öperim gözlerini,
Bir hülya , bir rüyada, bir serap da duyarım
Can suyum, can katışı, cananım sözlerini
Tekmilim, takribim aşk oduyla tutuştu
Cemalin âlemin senâsı mıdır ?
Görünce Nurullah denilir sana
Şemâlin belânın fenası mıdır ?
Düşünce Narullah denilir sana
Kaşların kamerden yazılmış ayet
Bu gece gel beni al buralar dan
Ama bir haber et çıkmadan önce
Sıkıldım inanki bu naralar dan
Takat yetişmez mi derman bitince
Gel aklım başımdan çıkmadan önce
En uzak vurgun beklentisiydi gidişin
En yakından bilirdim varlığını
Soluk derdim nefes derdim can derdim
Şimdi ise derdim
Kime gitsem derde derman bulamam
Sensin bu derdime dermanım Ali
Yolundan ayrılsam erman olamam
Sensin benim ahd-i peymanım Ali
Sana döndüm yedi iklim semah da
Sebep gerekliydi aşk gerçeğine
Mecnun Leyla dedi çöl bize kaldı
Kâinat sığdı da bir ölçeğine
Aşk rahmine düşen göl bize kaldı
Hakikât arandı budakta dalda
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!