Sorup sual etme beni her aklına estikçe
Maziden bin pişmanlık yaşadığım yerdeyim
Belkide çok erken di, ayrılık kararımız;
Sevda denen sılaya varamadık sevdiğim
Terki mekan eyledi aydınlık, baharımız
Aşkımıza ütopya, kuramadık sevdiğim
Bir senden, birde benden, örüldü gam tuğlası
Sığınmış kovuğuma sinmiş kara bulutlar
Dökülmüş ocağıma yanmış kuru ağıtlar
Çok yaklaşma gölgeme, yanlızlık eseriyim
Ayrılık kokuyorum , ayrılık şiiriyim
Sitemlere ayrılmış, şarkı yım güfte lerde
Sığınmış kovuğuma sinmiş kara bulutlar
Dökülmüş ocağıma yanmış kuru ağıtlar
Çok yaklaşma gölgeme, yanlızlık eseriyim
Ayrılık kokuyorum , ayrılık şiiriyim
Sitemlere ayrılmış, şarkıyım güftelerde
Yakınır hicrânım münhasır dertten
Mecâl versin desem vermez cânıma
Sızlanır hasretim bitmez külfetten
Ecel gelsin desem ermez cânıma
Eğildi kederim diz büktü kalkmaz
Seher yeli nazlı yardan bir haber
Getir şu gönlümüz bahtiyar olsun
Kalmasın ahvali serden bi- haber
Taleb-i ricamız zülfiyar olsun
Getir selamını sineme dizdir
Bugün bir başkay dı iklimin rengi
Sonbaharım yaza gülerek geçti
Değişti havanın suyun ahengi
Içimden bir pınar akarak geçti
Bakınca gözlerine öyle derin bir düşle
Çığ olur nefesimi dondurur bakışların
Sanırsın çırılçıplak bir yangın alevin den
Çılgın bir ateş salar yandırır bakışların
Öyle duru, öyle berrak, öyle şuh, öylesi saf
Sürdüysem benliğimi ebedi yola
Malımdan , müklümden, candan bana ne !
Ihtiyâcım yoksa çula çaputa
Kaftandan, libâstan, şal’dan bana ne !
Sığmışsam fâni de iki adıma
Bu nasıl ayrılık, nasıl hasrettir ?
Yazmak istedim de beceremedim
İçime attığım sevdana mezar
Kazmak istedim de beceremedim !
Dolaşıp dururken ruhumda sancım
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!