Öyle laf olsun diye yaşanmayacaksın yaşamak için yaşayacaksın koşacaksın güleceksin eğleneceksin fotoğraf çekeceksin tepeden tırnağa aşık olacaksın hayvanları seveceksin ağaçları seveceksin çiçekleri seveceksin balıkları akan suları nehirleri denizleri seveceksin oturup ihtiyarlardan hikayeler dinleyeceksin çocuklarda yeni yaşın heyecanını umudunu duyacaksın sonra gençlere gideceksin hayallerini dinleyeceksin yaşamak için yaşayacaksın kendin için değil toplum için yaşayacaksın toplumda senin için yaşayacak senin yaşaman yaşayan bir toplumu var edecek yaşayacaksan işte böyle yaşayacaksın öyle tek başına başı boş değil kendini toplum içinde var ederek toplumu kendi içinde var ederek...
Tarlada ekinin'
Ambarda tohumun'
Harmanda mahsulün yoksa'
Suya dokunup'
Toprağı işlemiyorsan'
Sabahları güneş ile yarışmıyorsan'
Yazılmış bir intihar mektubu gibi geçiyor zaman hazan mevsimine girerken yaprakların sararmasına birkaç gün kala her insanın bir son baharı vardır ve her insanın bir eylül ayı yalnızlığı.
Düşünmeden toparlamadan ne geliyorsa içinden söylemeli insan
Ünlemler soru işaretleri koymadan noktalama virgüle bakmadan yazıyorsan bile düşünmeden yazmalı insan.
Ah be güzel annem nasıl yorgunum bir bilsen uykusuz umutsuz göçüp gitsem diyorum,
Hiçbir şeye dokunmadan,
Hiçbir şey söylemeden,
Kimseyi yargılamadan,
Kimseyi kırmadan,
Kimseyi özlemeden,
Ne yazılmış bir senaryo
Ne de tek kişilik bir oyun
Seyircisiz alkışsız kapalı gişe
Yüreğimin son perdesini çekiyorum oyun bitti...
Senin Zamansız gidişlerin vardı benim Zamansız dönüşlerim,
Sen gitmeyi başaramıyordun Bense dönmeyi Uzun lafın kısası ne ayrılmayı beceriyorduk ne de birleşmeyi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!