Sen, aşka ve güzelliğe dair inancı kalmayan, bedeni ölmüş ama gömülmesi eksik kalmış bir kadın.
Ben, aşka ve güzelliğe inanan ama bunları hakeden kimsenin kalmadığını düşünen bir adam.
Sen, çocuğu, çocukluğu elinden alınmış bir anne.
Ben, annesinden sürgüne gönderilmiş kayıp bir çocuk.
An olur bir su zerreciği olurum, senin yapraklarından güneşe doğru yol alan
An olur rüzgar olurum, olduğun şehre gelip saçlarını okşayan
An olur güneş olurum, sen üşürken tenine dokunan
Ve an olur şiir olurum, seni anlatırken bütün yürekleri ısıtan
Yine de kimseye derdimi anlatamam.
Susarım.
Henüz on dört yaşındaydım
Yolculuklara gebe kaldığımda.
Ben gurbete çıkmadım,
gurbet benim içime düştü.
Henüz on dört yaşındaydım
Yasak Elmam
Sen benim yasak elmam
Ben sensiz yaşayamam
Umrumda değil inan
Senle olduktan sonra
Bulutlardan ağır yüküm var
Ağırlığı var onlarca acının
Onlarca sevginin
Onlarca ayrılığın
İçimde onlarca özlemin kederi var
Bulutlardan ağır yüküm var
Ağırlığı var onlarca acının
Onlarca sevginin
Onlarca ayrılığın
İçimde onlarca özlemin kederi var
Sen,
Yaşama sevinciyle dolu kadın.
Sen,
Umut elçisiydin milyonların.
Sen,
Eşşiz güzelliğiydin,
Gelsen
Boylu boyunca uzansam
Bir yorgan gibi ısıtsam seni
Dudaklarına şiirler yazsam dudaklarımla
Ve fısıltılarımdan şarkılar yayılsa kulaklarına
Ne zaman seni düşünsem,
Nar gibi rengiyle gün doğuyordu
Ve kuşlar havalanıyordu güneşten
Aklımın çıkmaz sokakları sende bitiyordu
İçim içime sığmaz oluyordu birden
Hüzünler taşıyordu gözlerimden.
Bugün şairliğim tuttu yine
Gelip dokundum derinliklerine
İçimdeki boşluğu doldurdum
Özlemle sarıldım gözlerine
Sen, sağanak yağmurlarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!