Ne zaman Martıyla özgürlüklerimiz mevzubahis olsa,
yağmurlar yağardı bu kentte.
Ve ne zaman ruhlarımız gökyüzünde birbirine karışsa,
havalar açardı bu kentte.
Yolculuk var,
Güneş camdan vurur.
Sevda var,
Yüreğim kıpır kıpır
Sana öyle hasretim ki
Her yanım sen diye haykırır...
Açıktayız
Açız hepimiz,
Yemeğe çıkmışız
Hazırına talibiz her şeyin;
Gür sesiyle
Yan yana geçen onca zamandan sonra yanan kora döndüm
Bir yıldız çarpılmasıyla önce uzaklaştık sonra söndüm.
Madem sen bu kadar ışık yılı uzağımda olmayı seçtin
Bende ekseninde dolanan bir gezegen olmaktan vazgeçtim.
Sabahları uyandığında gökyüzüne bakar
Sonra oturur bir sigara yakar
Bakarken güneşe, bulutlara, maviliklere
Kuşlara takılıp giden bir aklı var
Penceresine kuşlar konan adam
Ne zaman kalemi alsam elime,
seni anlatmaya çalışırım.
Bilmem ki seni kaç kelimeye sığdırabilirim..
Ne zaman kucaklasam uzakları,
gülüşlerin sarar dört bir yanı,
onlarla kendimi avuturum.
Ben kıyıydım
Yalnızların barındığı bir rıhtım
Nasıl yaşardım
Kokularına boğmasaydı
Vurdukça yüzüme
Dalgalı saçların...
Kuşlar
Kanadı kırık
Yollara uzanmış
Bazısı ölümü bekleyen
Kaderine razı olmuş
Kuşlar...
Buna yaşamak mı diyorsun?
Gülüşün yok
Gözlerin yok
Sen yoksun.
Yirmi birinci yüzyılda
Ötesi yok
Özlüyorum
Anlayanım yok
Kışın ortasındayım, yapayalnız..
Hala var iken zamanımız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!