Ayrılık rüzgârı geçti üstümden
Yıkarım bendimi sığmam içime
Ayrı kaldım Mecnun gibi dostumdan
Dökerim gözyaşı sığmam içime
Yorulmak nedir bilmez
Aşıklardan başkası görmez
Ses yapmadan akarken önümüzden
Her şiirde bir kesit ömrümüzden
Çoğu zaman duyguludur bazen de kırgın
Sıkıldım hep alttan almaktan
Şikayetim var, bu hayattan
Durup durup geldi üstüme
Bilmem ki feleğin kastı ne
Deli gönlüm sana olamam kefil
Güvenimi sarsıp avladın gafil
Yaşamak ölmekmiş böyle sersefil
Boşa geçen ömre yanarım şimdi
Ömrümün en büyük hatasını yapmışım
Seni sevmekle ateşlere atmışım başımı
Bilmeden aşk diye ateşten gömlek giymişim
Şimdi o ateş !
Kor bir alev gibi yakıyor beni
O ateşin acısına alışmışken
Yaşıtların oyun oynarken Lunaparkta
Sen elinde mendil satıyorsun kavşakta
Yanan her kırmızıda duran araçlara
Uzanır ellerin şoför arkadaşlara
Olmuyor yapamıyorum demeyin
Hayalleri asla engellemeyin
Bırak özgür kalsın düşüncelerin
Kucağına düşme çaresizliğin
dar ağacında ölüme hazırlanıyordu
can çekişiyordu
tükenmişliği oynuyordu
son nefesini vermek üzereydi umutlar
gözünü açamıyordu
son demindeydi hayatın
Arkadaş olduk seninle bir dönem
Sohbet ettik dostluğa verdik önem
Küsmedik yeri geldi kavga yaptık
Sıkı fıkı olduk düşman çatlattık
Düz bir ovada meyvesiyle bir ağaç
Açları doyururdu yaşamaya muhtaç
Üzerinde daldan dala atlayan kuşların sesi
Eksik olmazdı dallarında onun mutluluk meyvesi
Bir yaz günü öğle vakti sürüleri ile bir çoban
Koyunları dinlendirirdi onun gölgesinde mis kokan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!