Bre adam! Yaşın olmuş elli
Hani yanında saçı telli
Yaşamında yoksa bir kadın
Ne tuzun tamdır ne de tadın
Dostlukların vazgeçilmez menüsü
İstesen de unutulmaz anısı
İhlâsla samimiyeti artırır
Sevenleri biraraya getirir
Kıs kıs gülüp geçiyordum aşık oldum diyenlere
Haber versin diyordum duyan duymayanlara
Yeminler ediyordum aşık olmam diye
Büyük mü söyledim sol yanım acıyor niye
Ormanlar yanarken acıyor içim
Değiştirir her gün düşmanlar biçim
Açmışım ağzımı susarsam hiçim
Ciğerimi yakar kanı bozuklar
Bir sabah uyandığımda mutfaktan
Bir acayip sesler geliyordu
Fare ile kedi sesine de benzemiyordu
Bu ses ne tastandır ne de tabaktan
Söyleyeceğim az sonra çatlamayın meraktan
Ey mağrur bakışlım,
Koca gözlüm, fidan boylum.
Her sabah kapını,
Yeni bir umutla açtığında.
Gözlerine ilişen kırmızı gülleri
Şaşkın bakışlarla eğilerek eline alıp
Soğumaya başlayınca havalar
Kışa hazırlanır bütün yuvalar
Göçmen kuşlar yurdumuzu terkeder
Hayvanlar bile soğuğu farkeder
Yine kış geldi
Odun-kömür alındı
Parası olanlar aldı da
Ya parası olmayanlar...
Tütmeye başladı
Dururken kütüphanelerde yüzlerce kitap
Ekran başında boşa geçirme zamanını
Kitaplar herkesime ediyor hitap
Dikkate al dinle atanın nasihatını
‘’Kitap en büyük hazinedir’’
Sana rehberlik eder yol gösterir
Öğlen arası fırsat bulup sana uğradım aşkım
Verdiğin anahtarla hırsız gibi kapıyı açtım
Evde kimsecikler yok gibiydi sessiz ve de sakin
Ayağımın ucuna basa basa yürüdüm lakin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!