Çocukça yüreklerimizi
Taşıdığımız yerlerde gezdim
Oynadığımız oyunda
Sen beni seçtin
Uzunca koridorun sonunda
Kurşunlar senin bedenine
Madencinin yüreğine ilmiş birde
Mücadele ettiğin dava uğruna
Haince bir pusu atılmış dün gece
Mahşeri yaşamamıştık biz
Bir bakışınla
Düşer duvardaki takvim yaprakları
Döner parmak hesabına
Kış ortası ya da mısır ekim zamanı
Düşlemek vardı bir güzel
Yalnız akşamlarda seni
Bir ağaca yaslanıp mesela
Paydos saatlerindeki gibi
Yüreğimin derdini söylemediydim
Yatma üzerine öyle albayraklı şehidin
Kollarında derman yokki tutamazki seni
Şimdi göklerde binlercesiyle birlikte
Ah edp karaları bağlama yavrum
Alırken beratını bu hüzünlü bayramda
Bir çizgi vardır aşılmak istenen
Ne tel örgüler vardır etrafında
Ne beton duvarlarla örülmüştür
Sınırsa öylece duruyordur.
Bir geçebilsen
Kucaklarım sanırsın dünyayı
17 ağustos 1999 zu gösteriyordu tarihler
Bir arpa boyu kalmıştı asrın bitmesine
Gün daha yeni başlamıştıki, bir rüya kestirimlik
Saatler 03.03 silkiniverdi can Marmara
Zifiri karanlıktı, öyle bir şafaksız zamanda
Yorgun uyanılan sabahlarda
kalpler bir onun için atardı,
Barajlarda kükreyen sular gibi
yürekler bir onda buluşuyordu.
Canlıydı, diriydi
Gelmediğin yerlerde senin
Bende olmayacağım
Bu yüzden yas tutmayacak
Duygularım hüzünden
Umursanmadığım bu günümde
Uzaklarda olacağım
Şafak vaktini sabah sayardın hep
Güneş yüzünü gösterdimi bir kere,
Öğlen olmuş demekti nasırlı ellere
Atalarından kalan bu miras sende.
Hazır olurdu tam tekmil seher vaktinde




-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarEvet insana keşke seneler önceki durum hiç değişmeseydi olmasaydı şu teknoloji meknoloji dedirtecek dizeler tebrikler efendim
Allah böyle acılar göstermesin birdaha. Dmuyarlı yüreğinize sağlık