Resmederken gökyüzünde gözlerini gözlerimse karardı
Üzüntülerimi paylaştığım tek dostun adı yalnızlık kaldı
Yalan dolu kelimelerin tek gerçeğiydi hayatım
Ardına dahi bakmıyordun Ayın doğarken Güneşim mi battı
Bulutlarda aşk dolu bir yağmur tanesi öğretmedi mi sana gülmesini
Zaman hırsızdır, sonra da ilkbaharın yeşil yapraklarını çaldı
Ellerimle bağlandığım bir umudum vardı, onu da sonbaharda yeniden aldın
Kişiliğimi kaybettim sanırım seni anlattığımdan beridir
İyi değilim bugünlerde son beş ayım kaldı, saçlarını temsil ettiğinden aşığım sonbaharına hayatın
Yokluğun kalbi sarstı, ciğerlerime çektiğim bir fırt yolun yarısında ölümü sen sandım
Eylüle son bir vedam olsun bu aşk denilen üç harfi dudaklarıma sen isminle sardım
Ağır gelir mi hiç esen rüzgarla düşen bir yaprak
Yalnızlığın pençesine düşen bir aşk kadar hırçın olmak
Susan dudaklarımın yerini gözlerinle tamamlamak
Uçsuz bucaksız bu yolda müşterek bir hayat kurmak
Ne kadar anlamlı biliyor musun umudum yokken umudum olmak
Cümlelerimin isyanı bugün dünkünden daha da farklı ve seni gözlerimden çıkartmak isterdim hayatım
Anlam yüklü bir ton cümle sarf etsem neye yarar artık pislendi hayatın
Sigaramın izmaritinde hayalin bundan sonra bana göre hayat sana göre haya tın
Hayallerimin üstünlüğünü kanıtlayan gökyüzünde bulutlardan oluşan bir tahttır
Soldu güller ve papatya bahçesinde oturuyorum gülmeden
Ellerimle söktüm attım seni seven kalbimi
Ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum, attığım kalbe gömdüm seni
Ellerinle koyduğun şey virgül değil nokta idi
Son bir duam var sana, ellerimden uzakta mutlu ol be sevgili
Tik tak tik tak, duy bu sesi, duyduğun bu ses ölümün sesi
Tükettin mi gözlerindeki o yalancı pınarı
Elbet bir gün hatırlayacak gözlerin ağlamaklı
Kaderine isyan edip tutacaksın o günün yasını
Ne var ki gülüm, ne ben geri döneceğim senin dünyana ne de sen açabileceksin bu kırık kalbimin kapılarını
Hiçbir hayalimi hayalinden edemem, benim hayalim sensin seninkiyse başka birinde
Üzülmemek gibi bir duygu bulunmuyor kalbimde
Soranlara diyorum aşk üç harfli, yaşanmalı mı üç kişiyle
Eylül dahi çözüm değil artık, içimde sakladığım yıllanmış derde
Yalvarmaz sanma mehtabı, bir an evvel doğsun diye güneşe
İstanbul bana oldukça uzakta düşün, eğer İstanbul olsan koşmaz mıydım ellerine
İftiharla sana açılan bu kalbin kapıları sen beraberliğinde kapandı
Nitekim bu yaşamın haklarını öldüren de bir kapandı
Cennetimsin ve cennetten bir huri olup hiç yanımdan ayrılmamalıydın
İlkbaharı yansıt bana ve kalbime geri gel de ölen bu sevgi ağacım yeniden canlansın
Sen uçurumumsun ve ne olur aşk sen demekse durma it beni
Ellerin kadar kirli, yüzümdeki gözlerim uyanır görmek için seni
Yanıyor içim, yanardağ olmasam da emin ol ki her şeyim senin
Perişan oldum, kalbi yaktın ve yeniden var oldu, artık sevin
Koynunda besler herkes adi bir yılanı, bense kalbimde besledim tonlarca yalanı
Çözümlerimin hiçbiri dertlerimin bir tanesine derman değil
Hayal kırıklıkları ülkesinde tahtım ve o tahta oturuyorum şu anda
Aynalarda yüzünü görmek istemezcesine tümünü kırdım attım saraydan
Yolun yakın ve dönmek istersen tez vakitte dön şu önündeki sahradan
Ruhum erişmek ister gökyüzündeki sana hem de basılamayacak bulutlardan
Erdemin de bir sonu vardır sevdiğim seni düşündükçe deliren gözlerimi unutma lan
Direndim hastalığıma sevgini düşünüp hastane köşelerindeki hayalini mi anlatayım unutmadan
Al yak bu kalbi gitsin artık önemi yok hiçbir şeyin
Ay yıldızlarla karanlığa karışıp bütünleşince unutuyorum san her şeyi
Dünyamı saran yalnızlık bulutu unuttuğumu sanırsan aklı var mı bunda
O kadar zaman geçmesine rağmen halen dokuz ayı sil baştan yaşıyorum hayatta
Ğ...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!